import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list
* Kendinizi tanıtır mısınız?
 
Adım Rıdvan Aslan. Evliyim 2 çocuk babasıyım. İstanbul hizmetkârı bir insanım. Bu işleri seviyorum. Türkiye’yi seviyorum. İstanbul, Türkiye içerisinde ayrı bir yere sahip. İstanbul’da yaşamayı seviyorum. Hergün Boğaz’ı görmeyi seviyorum. Bu şehre hizmet eden bir kurumda çalışmak bana gurur veriyor.. Herkesin bir tatmini vardır. Benim tatmin yolum da bu. Aslında Genel Müdürlük gurur verici bir makamdır. Ancak ben hizmetkâr olmayı tercih ediyorum. Hergün İstanbul’un yeni bir sorununu çözmek bana haz veriyor. İstanbul’un en önemli sorunu ulaşım sorunudur. İstanbul 1994’ten bu yana bir çok sorununu çözmüştür. Su sorunu bitmiştir, çevre sorunları azalmıştır, hava kirliliği yok edilmiştir. Temizlenemez denen Haliç temizlenmiştir. İstanbul’un bir çok yerinde artık denize girilebilmektedir. Ancak hâlâ iki problem devam etmektedir. Birincisi imar, diğeri ise ulaşım sorunudur. Fakat bu konularda da bir çok adımlar atılmıştır.
 
* Bize bu çalışmalardan bahseder misiniz?
 
Bir kere İstanbul’un master planı çıkarılmıştır. Bu, pek çok şehirde yapılmayan bir iştir. Planlı çalışma en sağlıklı yöntemdir. Sorunu doğru analiz etmek ve doğru sonuçlara ulaşmak babında İstanbul Büyükşehir Belediyesi büyük bir yol katetmiştir, ulaşım master planı çıkartılmıştır. Finansman imkânları çerçevesinde bütün işler peyderpey yapılmaktadır.
 
* Master planı çerçevesinde yapılması tasarlanan işler nasıl bir süreçte gerçekleşecektir? Bildiğim kadarıyla henüz pek bir yol alınmamıştır.
 
Master Planında ana omurga raylı sistemi yaygınlaştırmaktır. Bildiğiniz gibi İstanbul’da üç yoldan ulaşım sağlanmaktadır. Birincisi deniz taşımacılığı, ikincisi kara yani lastikli taşımacılık, üçüncüsü ise raylı sistemlerdir. Deniz taşımacılığında henüz istenilen seviyeye gelinememiştir. Halen toplam taşımacılığın yüzde dördü denizlerden gerçekleşmektedir. Bu sayının yüzde ona çıkması gerekir. Lastikli taşımacılıkta sorunlar ise karışıktır. Çünkü pek çok ulaşım türü İstanbul’un gündemindedir. İETT otobüsleri, yine İETT denetimindeki Özel Halk Otobüsleri, dolmuşlar, taksiler ve bunun yanında da her geçen gün trafiğe katılan özel araç sayısı da artmaktadır. Araç türlerinin dışında yol ve kavşak sorunları da vardır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi birçok kavşak sorununu çözmüştür. Bunun yanında iki ana arter olan E-5 ve TEM otoyollarını da biz yalnız şehirlerarası yolculukta değil, şehir içi yolculukta da kullanmaktayız. Bu ana arterlerin semtlere bağlanma noktalarında sorunlar olmaktadır. Bunun yanında işletmecilikle ilgili sorunlarımız da vardır.
 
Raylı sistemlere gelince henüz İstanbulda raylı sistem ağı varolması gereken rakamın çok altında. 48 kilometredir. Üç hattımız vardır İstanbul’da. Halbuki bu sayı Londra’da 24 hattır. Bunun yanında banliyö sistemi dediğimiz bir hattımız mevcuttur bunun ivedilikle hafif raylı sisteme dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu konuda Devlet Demiryollarının çalışmaları vardır, ihale edilme aşamasındadır.
 
Peki yeni raylı sistemlerin inşası noktasında bulunduğumuz nokta nedir?
 
Şu anda inşaatı devam eden 44 kilometrelik bir hattımız mevcuttur, bunun yanında 35 kilometrelik bir hat da ihale aşamasındadır. Varolması gereken hat miktarı asgarî 250 kilometredir. İstanbul 2010 yılında umuyorum 200 kilometrelik bir hattı realize edecektir.
 
* Bunların planları mevcut mu?
 
Evet hazırdır. Peyderpey ihale edilmektedir. Raylı sistem inşaatı çok maliyeti olan bir iştir. Dolayısıyla finansman imkânları ölçüsünde işler yapılabilmektedir. Eğer gerekli finansman sağlanırsa, iki buçuk senede Paris Metrosuna eşit bir metro ağımız olabilir.
 
* Otobüslerin de bir modernizasyonu söz konusu mu?
 
Maalesef bu konuda İstanbul, standartların çok gerisindedir. İstanbul’da otobüslerin ortalama yaşı 10 civarındadır. Halbuki bu sayı Paris’te ikidir, Londra’da ikidir, New York’ta iki-üçtür. Yani hep üç civarındadır. İstanbul’da ivedilikle bu yaş 3-4 civarına çekilmelidir.
 
* Ancak son günlerde gördüğümüz kadarıyla eski otobüslerin yenilenmesinden çok, sadece yeni kasalarla ya da revizyon işlemiyle yeniden kullanıma sunulması söz konusu. Sanırım sözünü ettiğiniz yenilenme bu olmasa gerek. Çünkü otobüslerin yaşları hâlâ 10 oluyor bu durumda, sadece kasalar yenileniyor?
 
Bu tabiî ki bir çözüm değildir. Biz İETT’nin finansmanları çerçevesinde bir fabrika sistemi gibi bantlı bir sistem oluşturduk. Yaptığımız iş çıplak şase üzerine kaporta, koltuk vesaire düzenekleri yenilemektir. Ancak bir otobüsün yenilenmesi demek, şasesiyle motoruyla ve kasasıyla tamamen yenilenmesi demektir ki bu da yeni otobüs almak demektir. İETT işletmeci bir kurumdur, otobüs üretememektedir. Biz sadece kendi açıklarımızı yamamaktayız.
 
* Yani bu hep böyle sürmeyecek değil mi? Yeni otobüsler de alınacak mı?
 
Bizim yaptığımız yeni otobüsler alınıncaya kadar İstanbulluya daha nezih ortamlarda ulaşım sağlama gayretidir, bir yandan yeni otobüs almayı da elbette sürdüreceğiz. Bu sene 200 otobüs alıyoruz. İhalesi yapıldı. 2004’ün sonlarına doğru bir 200 otobüs daha almayı planlıyoruz. Ancak asıl çözüm, raylı ağın genişletilmesidir.
 
Diğer önemli faktör de ulaşım araçları arasında entegrasyon sağlamaktır. Yani lastikli sistemi raylı sisteme, raylı sistemi de lastikli sisteme bağlamaktır. Bunun için transfer merkezleri oluşturmaktayız. Bu transfer merkezlerinde hem ulaşım birbirine bağlanacaktır, hem de buralarda alışveriş merkezleri, sosyal tesisler oluşturulması sözkonusudur. Avrupa’daki seviyeye ulaşamadık henüz, ama planları hazır, yapılacaktır.
 
* Nerede bu transfer merkezleri?
 
şu an Yenibosna’da var, Tepeüstü’nde var, 4. Levent’te var, Mecidiyeköy’de var, Cebeci’de var, Zeytinburnu’nda var, Beyazevler’de var. Fiilen transfer merkezleri oluşturduk. Bunların dokuları değiştirilecektir.
 
Diğer bir entegrasyon da ücret entegrasyonudur. Biliyorsunuz İstanbul’un yüzde sekseni akbil kullanmaktadır. Akbil ile otobüsten-metroya, metrodan otobüse, otobüsten otobüse gibi değişik kombinasyonlarda bir saat içinde ücretsiz geçiş imkânı vardır. Bu bir nevi yüzde elli ücret indirimine eşdeğerdir.
 
* Ancak Özel Halk Otobüsleri bu uygulamaya dahil edilmemiş? Neden?
 
Bildiğiniz gibi Özel Halk Otobüsleri ayrı bir işletmedir. Anlaşma sağlanamamıştır. Aslında onlar da sıcak bakmışlardır bu konuya, ancak olağan kâr ya da zararların paylaşımı konusunda bir mutabakata varılamadığından henüz hayata geçmemiştir. Arkadaşlarımız görüşüyorlar, ortak bir noktaya henüz varamadık, ancak bu kaçınılmazdır bir süre sonra bu da gerçekleşecektir.
 
* Peki aktarma konusunda umduğunuz verimi aldınız mı?
 
Ne yazık ki bu uygulamayı halka anlatma konusunu başaramadık. Halkımız bu uygulamayı anlamadı, ancak kullananlar çok memnun kaldılar. Bazı noktalarda 1 saatlik süreyi de gecikmeleri göz önünde bulundurarak 75 dakikaya çıkardık, ancak halkımız bu uygulamadan ne yazık ki habersiz, faydalanamıyor. Yakın bir zamanda bir tanıtım kampanyası daha yapmayı planlıyoruz.
 
* Bunların yanında İETT başka neler yapmaktadır?
 
Bunların dışında çalıştığımız bir konu da tüm ulaşım disiplini içinde bilişim teknolojisini kullanmaktır. Biliyorsunuz Büyükşehir Belediyesi önemli çalışmalar yapıyor, İstanbul’un 18 değişik yerini her an kameralarla izliyoruz. Bunun yanında halkın akıllı durak olarak bildiği bir uygulamayı hayata geçirmeyi planlıyoruz.
 
İETT, zorlu İstanbul trafiğinde yaptığı hizmeti gerek zamanlama ve gerekse verimlilik açısından geliştirmek, performans göstergelerini dünya standartlarına yaklaştırmak amacıyla Yolcu Bilgilendirme ve Ulaşım Yönetimi Sistemi (YOL-BİL) projesini yaptı.
 
Bu proje sayesinde en yeni bilgi iletişim ve haberleşme teknolojileri ile otobüsler, seferleri boyunca izlenecek. Böylelikle yolcular duraklarda bekledikleri aracın ne zaman geleceğini anında öğreneceği gibi, otobüs içindeki panolardan yolcular da hangi durağa ne zaman ulaşabileceklerini görecekler.
 
* Herhalde ilk etapta belli sayıda otobüste gerçekleşebilir bu?
 
İlk etapta 800 otobüs ve 450 durakta uygulayacağız bunu. Daha sonra toplam otobüs sayımız olan 2500 otobüsümüzün hepsine ve en son da Özel Halk Otobüslerinde de yaygınlaştıracağız.
 
* Peki bu konuda semt ayrımı söz konusu mu?
 
Hayır kesinlikle biz bütün semtlerimize eşit muamele yaparız. Hepsi de bizim halkımız böyle bir ayrım söz konusu olamaz.
 
* Ancak bazı semtlere eski otobüslerin verildiği, bazı semtlere de en yeni otobüslerin verildiği konusunda şikayetler var. Bu konuda ne dersiniz?
 
Hayır hayır. Bunlar subjektif değerlendirmelerdir. İstanbullular’ın hepsi bizim müşterimizdir. Biz araçlarımızı garajlarımızın kapasitesine göre dağıtırız. Semtlerin isimlerine göre değil. Garajlarda hangi araçlara hizmet verilebilecekse o garajlara o tür araçları yerleştiririz ve o otobüsler kendi çevrelerinde hizmet etmektedir.
 
* Bazı hatlarda sadece dolmuşlar çalışıyor, bazı yerlerde hiç İETT otobüsü bulunmuyor. Acaba bu “Dolmuşların olduğu yerde kâr edemeyiz” mantığından mı kaynaklanıyor?
 
Hayır böyle birşey olamaz. Biz talebin olduğu yere otobüs hattı koyarız. Elimizdeki verilere göre hareket ederiz. Amaç otobüs sayısını arttırmak değildir. Otobüs sayısı yeterlidir. Araç sayısını çoğaltmak çözüm değildir. Önemli olan raylı sistemlerin genişletilmesidir, bu dünyanın her yerinde böyledir. Biz dolmuşlarla rekabet etmiyoruz. Onlar da bir ihtiyacı karşılıyorlar.
 
Bazan geç saatlerde otobüs bulunamıyor. Yani ben İstanbul’da yaşayan biri olarak geç bir saatte bile otobüs bulmak isterim. Neden bulunmuyor?
 
Şimdi bunlar kullanım hatalarından kaynaklanıyor. Trafik şartlarında bazan istenmeyen durumlar oluyor, hava şartları bozuluyor böylece saatlerde gecikme oluyor, bir otobüs geç kalınca o hatta düzen bozuluyor, bu sorunu hâlâ çözemedik, çözmeye çalışıyoruz.
 
* Ekonomi iyi gidiyor, enflasyon oranı düşük, akaryakıta da fazla zam gelmiyor, acaba ücretlerde bir indirim sözkonusu olacak mı?
 
Efendim bizim ulaşım ücretlerimiz gayet uygun. Kilometre bazında düşünürseniz pek çok şehirden hatta ülkeden daha ucuzdur İstanbul’da ulaşım. Zaten uzun süredir zam yapmadık. Belki uygulama bu sene de zam yapmama şeklinde olabilir. Bir de İstanbul’da dar gelirli sayısı çoktur, yol ücretleri düşük olmasına rağmen hâlâ zor durumda olan vatandaşlarımız vardır, zaten biz bunları bildiğimiz için zam yapacak halimiz de yok.
 
* Peki yaşlılar ya da dar gelirli vatandaşlar için ücretsiz ulaşım uygulaması yapmayı düşünüyor musunuz?
 
Bu konu bakanlar kurulunun insiyatifindedir. Bakanlar kurulu böyle bir talimat verirse biz elbette böyle bir uygulama yapmayı isteriz.
 
* Son olarak ne söylemek istersiniz?
 
İstanbul’da ulaşım sorunu eskisi gibi değil. Bu sorun çözülmez demesinler İstanbullular, Bu sorun çözülecektir. Belediyeden umutlu olsunlar. Buna bizim coğrafyamız da müsaittir, insanımız da müsaittir, hizmet anlayışımız da müsaittir. Ben şunu taahhüd ediyorum ki; İstanbullular önümüzdeki dört sene içerisinde ulaşımda gözle görülür bir rahatlama ve gelişme hissedeceklerdir. Buna inanıyorum. Önümüzdeki dört sene sürecinde İstanbul’un ulaşım sorunu kesin olarak çözülecektir. 
Kaynak: YeniMesaj - 15 Ocak 2004