import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list
Bülent Kılıç
Günbe gün içinden çıkılmaz bir hal alan İstanbul trafiği, kenti yaşanmaz kılıyor. Uzmanlar, ancak hızlı bir metro ağıyla ulaşım probleminin ortadan kalkacağını söylüyorlar. Şehiriçi ulaşımdan birinci dereceden sorumlu olan İETT Genel Müdürü Rıdvan Aslan’a, bu karmaşayı çözmek için ne gibi planları olduğunu sorduk. Aslan, “Çözüm, raylı sistemin esas alındığı tüp geçittir” dedi.
 
İstanbul’un ulaşım problemini aşma noktasında üzerinde görüş birliğine varılan raylı sistem niçin bu kadar gecikti?
 
1964’lü yıllarda, şu an planladığımız ulaşım master planının dışında dahi hatlar vardı. Raylı sistem yaygın olarak kullanılıyordu. O dönemin Belediye Başkanı Haşim İşcan, -Haşim İşcan geçidinden bilirsiniz-, o geçitten başka bir şey yapmamamıştır. Onun talimatıyla raylı sistemlerden vazgeçilmiştir. O dönem İETT Genel Müdürlüğü bu karara direnmiştir, doğru bir iş olmadığını savunmuştur. Biliyorsunuz Bahariye Caddesi’nde Moda Tramvayı’nı yapıyoruz, zaten bu tramvay hattı önceden varmış; Edirnekapı- Vezneciler arasında hatlar yapıyoruz, kazdığımız yerden raylar çıkıyor. Düşünün rayları dahi sökmemişler üzerine beton döküp asfaltlamışlar. Yanlış yönetim politikaları uygulandığı için bu hale gelindi. Ne yapılabilirdi? O dönemin rayları kalırdı, geliştirilerek bu güne taşınırdı. Bu günkü modern dokusuna yine ulaşabilirdi. Ana hedefimiz İstanbul’da raylı sistemi 350 kilometre seviyesine ulaştırmak. Bu arada bir başka sorun daha gündeme geliyor, o da İstanbul’un sürekli artan nüfusu ve köyden kente göç. Bir yandan raylı sistemden lastikli sisteme geçiyorsunuz, öbür yandan göç patlamasıyla lastikli sistem yetmez hale geliyor. Şu an biz deniz taşımacılığını tam anlamıyla kullanamıyoruz. Bizim bu aşamada yapmamız gereken ilk iş deniz taşımacılığındaki toplu taşıma payını yükseltmektir. İstanbul çok yaygın bir kent ve coğrafi açıdan zor bir kent. Örneğin, Paris’in yapısı daha kolaydır.
 
Kartal’la Avcılar’ı birbirine bağlayamaz mısınız?
 
Gerek yok. Çağdaş bir yöntemde hatları birbirine entegre etmek önemlidir. Anadolu yakasında tek bir ana hat yoktur, üç tane ana hat vardır, bizim master planımızda bu şekildedir. Bunlardan birincisi Kadıköy - Tuzla hattıdır; ikincisi Gebze - Halkalı hattıdır; üçüncüsü Üsküdar - Dudullu hattıdır. Öncelikle yolculuk kapasitesini hesaba katmalısınız, çok yolcu varsa çok kapasiteyle hızlı bir sistem tercih etmelisiniz. Örneğin, 10 bin kapasiteli bir hatta metro yaparsanız, lastik ulaşımını çöpe atmış olursunuz.
 
Bu projeler için gerekli parayı nereden temin edeceksiniz?
 
Metro pahalı bir iştir, tünel kazma vardır, elektro mekaniği çok pahalıdır. Büyükşehir Belediyesi bize bütçe verecek, onun dışında önümüzdeki Temmuz ayında ihale açacağız. Neticede devletin belediyeye ayırdığı bütçeden yapılacak. Bir işe başlamazsanız o iş hep bir proje olarak kalabilir. Üskadar - Ümraniye’nin maliyeti 1 milyar dolar civarında olacak ki bu diğerlerine göre biraz fazla bir maliyet. Raylı sistemin ihmal edilmesinin sebebi pahalı olmasıdır. Bir otobüsün fiyatı 200 bin dolar, bir vagonun fiyatı 1 milyon dolar...
 
Raylı sistem projelerinizi biraz daha ayrıntılı anlatır mısınız?
 
Bizim Kartal’a götürmek istediğimiz plan şöyle: Kadıköy Meydanı’ndan başlayacak İbrahimağa’ya (Şimdiki Carrefour’un bulunduğu yer) kadar tünelle gelecek. Orada merkez bir istasyon oluşturulacak. İbrahimağa’dan bir miktar daha zemin altından gidecek olan metro hattı daha sonra zemin üstünden E-5’e paralel olarak Kartal’a doğru yol alacak. İbrahimağa istasyonunun bir başka katından da Kadıköy Kartal hattı boğazda yapılacak olan tüpgeçite entegre edilecek. Bir başka hat olan Gebze - Halkalı hattı da bu tüp geçitle karşıya geçirilecek. Üçüncü hat Üsküdar’dan başlayacak Dudullu’ya kadar gidecek. Kadıköy-Kartal ve Üsküdar-Ümraniye’ye metro yapılması Türkiye’nin önemli bir sorunu haline gelmiştir. 2005 yılında Kadıköy - Kartal ve Gebze - Halkalı hattı bitmiş olacak. Onun ardından Kartal’dan Tuzla’ya devam edilecek. Bu üç hat arasında kara bağlantıları olacak. Bu hatlara lastikli ulaşımla destek olunacak.
 
Raylı sistem tamamlandıktan sonrada işletmesini siz mi sürdüreceksiniz?
 
Şu anda bizim şirketimiz olan Ulaşım A.Ş. var, işletmeyi de onlar yapacak.
 
Tüp geçit mi üçüncü köprü mü?
 
Biz belediye olarak “Tüp Geçit” projesini destekliyoruz, çünkü bu doğru bir projedir. Bizim amacımız Anadolu yakasındaki üç ana projeyi İbrahimağa’da birleştirip, raylı bir sistemle karşıya geçirmektir. Bunun içinde en uygun proje tüp geçittir. İstanbul’da 1 milyon 600 bin tane binek araç var, kimseye arabana binme diyemeyiz, ancak gerekli bedeli de alırız. Üçüncü köprü hakkında her hangi bir bilgim yok. Konu benim ilgi alanımda değil fakat Arnavutköy’e köprü yapmak doğru bir fikir değil. Bizim hedefimiz raylı sistemleri geliştirmek.
 
Otomobil piyasasıyla karayolu yapımındaki ısrar arasında bir bağlantı var mı?
 
Hayır olduğuna inanmıyorum. Zaten bizim ilgi alanımız değil.
 
Siz hiç otobüse biniyor musunuz?
Bazen teftiş amaçlı biniyorum, onun dışında makam arabamla köprüden geçerek evime gidiyorum. Köprünün trafiği derseniz, çözemedim gitti. Bazı günler trafik olmuyor bazı günler köprüden geçilmiyor. Birkaç dakikalık arayla kapanıp açılıyor.
 
Bilet fiyatları konusunda ne diyeceksiniz? İstanbullular fiyatı yüksek buluyor...
 
Bilet fiyatlarımız ucuz. Otobüsün kilometre başına düşen maliyetini, bakımını gözönüne aldığımızda pahalı değil. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim; benzin fiyatlarındaki yüzde 60’lık özel tüketim vergisi kalkarsa, vergiye verdiğimiz para kadar bilet fiyatlarını da indireceğiz Bu sözü veriyoruz.
 
Kâr mı hizmet mi?
 
Paraları toplayalım, bunu ranta dönüştürüp artı para kazanalım gibi bir amacımız yok. İETT’nin kâr etmek gibi bir yönelimi de yok. İETT uzun süre zarar etti yeni yeni kendini toparlıyor.
 
Aylık kartları ne yapacaksınız?
 
Yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Bu konuda yeni bir kampanyamız var. Birçok insan bu kartlar sayesinde işine gidip geliyor. Kartları kaldırmak gibi bir niyetimiz asla olamaz.
 
Memurlara bedava ulaşım imkanı sağlamak gibi bir projeniz var mı?
 
O mesele benim sorumluluğumda değil. Bakanlıklar gerekli kararı alırsa uygulamasını yaparız.
 
Ama polis memurları sürekli bedava biniyor...
 
Kanunda Emniyet mensuplarının ücretsiz bineceği yazılıdır, biz de ücretsiz taşıyoruz. Yarın bir kanun çıkar “İstanbul halkının tamamı ücretsiz binecek” diye, biz de ücretsiz taşırız. Kimin ücretli kimin ücretsiz taşınacağını kanun belirliyor. Bir değişiklik olacaksa Bakanlar Kurulu’nun kararname yayınlama yetkisi vardır.
 
Sendikalarla aranızda problemler var mı? Yetki sorunu nedeniyle yıllardır sözleşme imzalanamıyor...
 
Benim problemim yok; sendikalaşmayı savunuyorum. Şu an mevcut sendikalar arasında bir yetki kargaşası var. Onlar o problemi çözerse ben de yetkili sendikayı muhatap kabul ederek gerekli işleri yürütürüm. 
Kaynak: Evrensel Net - 19 Haziran 2003