import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Takım arkadaşları onu; centilmen, iradeli, ilkeli, kararlı, ölçülü, arabulucu, sorun çözücü, tarz sahibi, tertipli, düzenli, utangaç, şiire, müziğe ve edebiyata meraklı biri olarak tanımladı.

İETT’de birlikte top koşturduğu takım arkadaşları ve hocaları futbolcu Tayyip Erdoğan’ı anlattı. Genç gazeteci Hacı Hasdemir, Başbakan Erdoğan’ın 15 yıllık futbol hayatını mercek altına alan biyografi-anı kitabını yazdı. 

“Aman Babam Görmesin”                                                                                              

Röportaj: Filiz Acar, Fatih Sultan Kar

Kökleri 135 öncesine dayanan İETT’nin tarihi Metro Han binasına konuk olan genç gazeteci ile yakın tarihe kulak kabartırken kitabın oluşum aşamalarını konuştuk.

İETT Web :Başbakanın futbolculuk yıllarını kitap haline getirme fikri nasıl doğdu? Sizi bu çalışmaya yönelten sebep neydi?

Hasdemir : "Her şey bir haberle başladı. Recep İncecik’in Ekopolitik dergisinde “Arkadaşları Futbolcu Başbakanı Anlatıyor” başlıklı çalışmasını gördüm, vuruldum.  Ben bunu dizi yapacağım dedim. Hiç uğraşmanı tavsiye etmem, çünkü arkadaşları pek bir şey hatırlamıyor dedi. Ben biyografi çalışmalarını çok seviyorum. Yıldızların Dünyası kitabımın sağladığı alt yapının da katkısıyla bu çalışmaya girdim. Başbakanın arkadaşlarıyla tek tek görüşmeye başladım. Yaklaşık kırkbeş tane arkadaşıyla yüz yüze görüştüm. Hatta Almanya’dakilerle telefonla görüştüm. Amerika’da bir arkadaşı var onunla da telefonla konuştum. Ortaya inanılmaz bir materyal çıktı. Baktım bu bilgi yığını dizide harcanacak, kitap yapmaya karar verdim. Kitap süreci araştırma ve yazma dahil yaklaşık bir yıl sürdü."

 

 KONUK OLDU: Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Hasdemir,  döneme ilişkin notlarını

"İETT, gittiğinde tamam hayatım kurtuldu diyebileceğin bir kurum" cümlesiyle özetledi.

 

İETT Web : Futbolcu arkadaşlarına nasıl ulaştınız?

Hasdemir : "İETT’deki yılları için Servet Gücüyener çok yardımcı oldu. Camialtı için de Muzaffer Seba. Muzaffer Bey, şu anda Denizcilik İşletmelerinde Genel Müdür Yardımcısı. Ona ulaşmam yolumu çok kısalttı. Normalde bir ayda toplayabileceğim bilgiye onun sayesinde bir günde ulaştım. Bu nedenle de kendisine çok müteşekkirim. Tayyip Bey’in arkadaşlarıyla ilişkileri hala devam ediyor."

 

İETT Web : Başbakan’ın kendisiyle ne zaman görüştünüz?

Hasdemir : "Ben çalışmayı bitirdim, yayınevine dedim ki bir de sayın Başbakan’la görüşüp onun onayını alalım. Bütün takım arkadaşlarını görüyorsunuz ama olayın kahramanıyla görüşemiyorsunuz. Bu inanılmaz bir eksiklik yaratacaktı. Sonunda randevu Ankara’da gerçekleşti. Kitabı anlatıp birkaç kare fotoğraf alacaktık. Soru sormamı istemedi, "anlat" dedi. Kitabı inceledikten sonra Camialtı’nı daha geniş işlememi istedi. Camialtı futbola ilk başladığı, babasının çalıştığı yerdi. Bu arada çok özel bir anısını anlattı. Çenesinin altındaki yara izini göstererek esprili bir dille “Bu bana futboldan hatıra kaldı. Bir İETT-Çapa maçında; Hayri Ülgen vurdu, burası kanlar içinde kaldı. Sonra dikiş attılar. Dikiş izleri hala bellidir. Her aynaya bakışımda futbolculuğumu hatırlarım.” dedi."

 

   

 

İETT Web : Futbolcu genç Tayyip Erdoğan’ın hayatında etkin bir baba faktörü var ki bu kitabın ismine de yansımış...

Hasdemir : "Başbakana kitabın ismini nasıl bulduğunu sordular. Baktı “Aman Babam Görmesin”, sadece tebessüm etti. Hayatının her anında babasının önemli izleri var. Babanın bütün karşı çıkışları; tamamen oğlunun daha güzel bir hayata yelken açması, geleceği için. Gençliğinde babasının gönlü razı gelseydi, Fenerbahçe’ye gitseydi belki bugün başbakan değil de televizyonlarda yorum yapan eski bir Fenerbahçeli futbolcu olurdu. Tercihler… Tayyip Bey’in hayatının birçok noktasında hep böyle ilginç tercihler var.  Siyaset, daha okuldayken başladı. Tayyip Bey’in derdi aslında kendini ifade etmek. O zaman siyasetle kendini ifade etmiş. Belki başka bir platform bulsaydı kendini o şekilde ifade edebilirdi. Hiç duruşunu bozmuyor. Futbol da oynasa bir duruşu var, siyasete girse de bir duruşu var. Babaya karşı çıkmaması da onun zayıflığından, korkaklığından değil saygısından, sevgisinden."

 

İETT Web :Başbakanın futbolcu arkadaşlarıyla görüşmelerinizin sonunda kurum olarak ortaya nasıl bir İETT fotoğrafı çıktı? Döneme ilişkin yakaladığınız ipuçları var mı?

Hasdemir : "O dönem İETT’de inanılmaz bir politika izlenmiş. Bu; sporda başkan Orhan Özsoy’la başlıyor. O da şu: Genç çocukları alalım, hem burada futbol oynasınlar, para kazansınlar hem de eğitimlerini sürdürsünler. İETT  o dönem biz sizi işe aldık, futbol oynuyorsunuz dış dünyayla artık ilişkinizi bitirin şeklinde bir bağnazlığa düşmemiş. Tayyip Erdoğan’a istese; okulunu bitireceksin sadece mesaini bizde harcayacaksın diyebilirdi, dememiş. İETT o dönemde sporcularını hem özgür bırakmış hem de maddi manevi her açıdan desteklemiş. Altı ayda bir kılık kıyafetleri yenilenmiş, iaşeleri ve bedava pasoları dağıtılmış. Siz sadece antrenmana gidin, maçınıza çıkın. Biz sizden onun dışında bir şey istemiyoruz demiş. Bunu kolay kolay hiçbir kurum yapmaz. İETT’de futbol oynayanların çoğunluğu öğrenci. O dönem İTÜ’nün de futbol takımı var ama incelediğinizde göreceksiniz; İETT futbol takımında daha fazla öğrenci var. Bu çok önemli bir ölçüdür. Tabii ben futbol olarak bakıyorum. İlk Durak belgeselinde gördük. Mustafa Sarıgül’den tutun da Yaşar Kemal’e kadar birçok ünlü isim İETT’de çalışmış.

              

İETT o dönemde bugünkü kulüplerimize örnek olabilecek yapılanmayı sağlamış. Örneğin transfer edilecek futbolcularda belli kriterler koymuş, her önüne gelen oyuncuyu almamış. Genç olacak, okul hayatı devam edecek demiş, hedefleri olan futbolcuları seçmiş.  İşte Tayyip Erdoğan onlardan biri. Fenerbahçe’ye giden Oğuz Aydın, Türkay Deniz... Başarıyı getiren anahtarı o zaman bulmuşlar. Daha o günden kolej takımı havasına bürünmüş. Düşünen insan, yaptığı işlerde de ileri gidiyor.  İşte bunu İETT futbol takımında çok açık görüyorsunuz. Herkes öğrenci. Babür vardır, Fenerbahçe istemiş, Galatasaray parasını ödemiş, parayı tekrar iade etmiş, İETT’de futbol oynamaya devam etmiş. Tayyip Erdoğan, Fener’den teklif alıyor, gitmiyor. Bir de o dönem bu kadar çok kurum yok. İETT çok önemli bir kurum. İETT, gittiğinde “tamam hayatım kurtuldu” diyebileceğin bir kurum. O maddi manevi imkanları sağlayabilen, kökü 1870’lere dayanan, Cumhuriyetimizden daha eski bir kurum."

 

                 

İETT Web : O dönem İETT’deki idarecilerin yaklaşımı nasıl peki...

Hasdemir : "Ben mesela Tayyip Bey’den memnun olmayan hiçbir idareciye rastlamadım. Bütün futbol hayatı boyunca bir tek kırmızı kart görmüş. Zaten Tayyip Erdoğan’ın ilginç bir hayatı var. Dümdüz bir çizgisi var, hangi ortama girerse girsin hiç onu bozmamış."          

 

İETT Web : Kitaba ilişkin eleştiriler daha çok hangi konuda yoğunlaşıyor?

Hasdemir : "Kitaba yönelik gelen eleştirilerden biri hep iyi yönlerini anlatmışsın şeklindeydi. Ben bu yönde özel bir çaba harcamadım. Tamamen anlatılanlar bunlar. Tayyip Erdoğan’ın hayatı çok pozitif. Bazen bir olayı iki kişi anlatıyor ama farklı anlatıyor. Bir üçüncü kişi anlattığında o noktayı siz buluyorsunuz. Sonuçta ortaya bir fotoğraf çıkıyor. Başbakanın 15 yıllık bir futbol hayatı var. Bence bunun daha önce yazılması gerekiyordu. O dönemi yaşayan bir sürü gazeteci var. Çok ünlü kalemler bunlar.

 

Aslında Türkiye’de herkes şöyle söyler: Aslında benden ne adamlar çıkardı da benim arkam yok. Bir arkam olsa nerelere gelirdim. Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatı Türkiye’de torpille bir yerlere gelmiş insanları çürütüyor. Kasımpaşa’dan normal halkın içinden çıkan bir gencin  karakterli ve sağlam bir duruşla sergilediği iyi bir hayat profili onu başbakanlığa taşımış. Bence bu çocukların daha çok okuması gereken bir kitap. Kendi gücüne inanan ve alın teriyle bir yerlere gelmek isteyenler için önemli dersler var. 

 

Kitap ulusal basında; gazete ve televizyonlarda yer aldı. Bundan sonraki çalışmalarımı 2006 yılında Almanya’ya gidecek futbolcuların çocukluk yıllarını mercek altına alan bir  albümle sürdürmeyi planlıyorum."

 

 

Hacı Hasdemir kimdir?

1973 yılında Yozgat’ın Çekerek ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Tokat’ın Turhal ilçesinde tamamladı. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldu. Meslek hayatına Samanyolu TV’de başladı. Halen Zaman Gazetesi Spor Servisinde Galatasaray muhabiri olarak görev yapan Hasdemir, daha önce Behram Kılıç’la birlikte “Yıldızların Dünyası” adlı bir kitap hazırladı.  Kitap, 2002 Dünya Kupasında 3. olan A Milli Takım futbolcularının hayatını konu alıyor. Genç gazetecinin ilk kişisel çalışması olan “Aman Babam Görmesin” Zaman Kitap tarafından Temmuz 2005’te yayınlandı. 

 

 

Bu haber 9035 kez okundu