import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

İSTANBUL-Londra’dan sonra dünyanın en eski ikinci metrosu olan tarihi Karaköy Tüneli’nin 136. yılı törenle kutlandı. İETT’nin genel müdürlük binası Metrohan ve Tünel istasyonlarında yapılan kutlamalara İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Meclis Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ, İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı ve İstanbul’da toplu ulaşım otoritelerinin yöneticileri, İETT çalışanları ile basın mensupları katıldı. Tören sırasında İETT tarihinde bir ilke imza atarak Tünel, basın mensupları ve davetlilerle birlikte yaya geçildi. Törende ayrıca Tünel`in 136. yıl pastası kesildi.

 

Hizmete girdiği 1875 yılından bu yana o zamanki adıyla Galata ile Pera; bugünkü adıyla Karaköy ile Beyoğlu’nu en kısa yoldan birbirine bağlayan tarihi Karaköy Tüneli’nin 136. yılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Meclis Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ’ın da katıldığı törenle kutlandı. İETT’nin yönetim binası Metrohan’ın girişinde bulunan İETT Ulaşım Kütüphanesi ve tarihi Karaköy Tüneli’nde gerçekleştirilen törende ayrıca Tünel’in yapımcısı Fransız Mühendis Eugene Henri Gavand’ın 1876 yılında Paris’te yayımladığı ‘Tunnel de Constantinople-İstanbul Tüneli’ adlı eserin tanıtımı yapıldı. Ayrıca Tünel’in Karaköy girişinde açılan ve Tünel’in gelişim sürecini anlatan ‘Zaman Tüneli’  isimli fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı.Törende ayrıca Tünel tarihinde bir ilke imza atılarak 573 metrelik yol yaya yürünerek araçsız geçildi.

`Tünel, İstanbul`un simgelerinden biridir

`Törende bir konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ, dünyanın önde gelen şehirlerini öne çıkaran semboller olduğunu, bunların kimi zaman mimari yapılar, kimi zaman şölenler, kimi zaman da ulaşım araçları olduğunu, Paris’i Eiffel Kulesinden, Londra’yı da çift katlı kırmızı otobüslerinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi ve ‘İstanbul da bu anlamda topoğrafyasından anıtsal yapılarına, boğazından vapurlarına kadar pek çok sembole sahip. Bu sembollerden birisi de bundan 136 yıl önce hizmete alının Tünel’dir’ dedi.

Dünyanın ikinci metrosunu ülkemize ve İstanbul’umuza kazandıran İETT’nin 140 yıllık bir kurum olduğunu söyleyen Gümüşdağ, ‘Bu İETT’nin yaşlı ve köhne bir kurum olduğu anlamına gelmez. Aksine İETT 140 yılın birikimi ve dinamizmine sahiptir. Biz de bu kurumu bu birikime dayanarak yönetiyoruz. Buradaki en önemli unsur ülkemize dünyanın ikinci metrosunu kazandıran atalarımızın ileri görüşlülüğüdür. Bu ilk hamlenin ardından boş durmamış, İstanbul’daki raylı sistem hattını 1950’lerde 150 kilometreye ulaştırmışız. Düşünebiliyor musunuz o zamanlar Arnavutköy’den Bebek’e, KadıköyY’den Moda’ya, Edirnekapı’dan Vezneciler’e kadar her yere tramvayla ulaşılabiliyordu. Daha sonra bu raylar sökülerek lastik tekerlekli sisteme ağırlık verilmeye başlandı. Biz son yıllarda İstanbul’da özellikle metroya yaptığımız yatırımlarla büyük ilerleme kaydettik. Halen 77 kilometrelik hatta hummalı bir şekilde çalışıyoruz. Eğer o raylar sökülmeseydi bugün kenti birbirine bağlayan 300 kilometrelik bir raylı sistem hattına sahip olacaktık. Tünel, raylı sistemin ilk eseri olması bakımından bu açıdan da önemlidir’ şeklinde konuştu.  

 

`Tünelimizle gurur duyuyoruz`

Törende söz alan İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı da Tünel’in İETT’nin 140 yıllık tarihi içerisinde 136 yılla büyük önem taşıdığını ve Tünel’in finans modeli açısından tam bir yap-işlet-devret yöntemiyle inşa edilmiş olmasının da Türkiye’de bir ilk olduğunu söyledi ve ‘Bu bizim için ayrı bir gurur. İETT olarak ilk günün heyecanıyla çalışıyoruz. Bugün Büyükşehir Belediyemiz, dev yatırımlarla büyük metro inşaatlarını yürütürken bunun ilk başlangıcını Tünelimizle İETT olarak bizim üstlenmiş olmamız bize ayrıca gurur veriyor. Ona bizimle daha nice 136 yıllar diliyorum.’ dedi. 

`Şeyhülislam`ın Tünel`e binilmez diye fetvası yok`

Törende konuşan ‘İstanbul Tüneli’ isimli eserin çevirmeni, Prof. Dr. Vahdettin Engin de, ‘Bundan 136 yıl önce Tünel’de bugünkü gibi büyük bir kalabalık vardı. Bu kalabalık dünyanın ikinci metrosunun açılışı vesilesiyle bir araya gelmişti. Ne yazık ki o törende Tünel’in her şeyi, yapımcısı, bütün çalışmalarını yürüten kişi olan Henri Gavand yoktu. Çünkü şirket, işin tamamlanmasının ardından onu görevden uzaklaştırmış ve Tünel’in tek hakimi konumuna gelmişti. Bugün bizler burada İETT bünyesinde hizmet veren Tünel’in 136. yılının sevincini yaşıyoruz. İETT, çok köklü bir kurum. Deniyor ki Tünel’in yapımı sırasında Şeyhülislem, insanlar ölmeden toprağın altına giremez şeklinde fetva verdi. Bu büyük bir yanılgıdır. Zira o dönemlerde Şeyhülislam’ın böyle teknik konularda fetva vermesi söz konusu olmadığı gibi insanların korkudan Tünel’e binmedikleri, bu yüzden de hayvan taşındığı yönündeki bilgiler de yanlıştır. Bunu, açılışı takip eden 14 gün içerisinde taşınan 75 bin yolcu zaten kendiliğinden yalanlamaktadır.’ şeklinde konuştu. 

Törende yapılan konuşmaların ardından Genel Müdür Dr. Hayri Baraçlı, Prof. Dr. Vahdettin Engin`e plaket hediye etti. Daha sonra davetliler ve basın mensupları Tünel ile Beyoğlu’ndan Karaköy’e indiler. Dönüşte Tüneli yaya yürüyerek Beyoğlu`na çıktılar. Son olarak Genel Müdür Baraçlı ve Prof. Dr. Engin, basın mensuplarının sorularını cevapladı. 

TÜNEL’İN YAPIM HİKAYESİ

Mösyö Gavand’ın İstanbul’a hediyesi

İstanbul’a 1867 yılında turistik gezi amacıyla gelen ve iyi bir gözlemci ve proje adamı olduğu anlaşılan Fransız Mühendis Eugene Henri Gavand, her gün Yüksekkaldırım yokuşunu kan-ter içinde tırmanan insanları (40 bin kişi) gözlemler ve ticaret ve bankacılığın merkezi Galata ile sosyal hayatın kalbinin attığı Pera arasında asansör tipinde bir demiryolu projesi hazırlar. Kanaati, bunun hem kârlı hem de yararlı bir iş olacağı yönündedir. Hazırladığı projeyle dönemin Osmanlı Padişahı Abdülaziz Han’ın huzuruna çıkar. Uzun süren müzakereler sonucunda projeyi kabul ettirir. Padişah, ferman verir. Gavand, hemen inşaat hazırlıklarına başlar. Sistem üç buçuk yılda tamamlanarak 1874 yılının sonunda yapılan deneme seferlerinin ardından 17 Ocak 1875 tarihinde yerli ve yabancı kalabalık muteber davetli topluluğunun katıldığı törenle hizmete alınır. Böylece 180 bin Osmanlı Lirasına mal olan ve devletin kasasından tek kuruş harcanmadan tam bir yap-işlet-devret modeliyle inşa edilen Tünel, Londra’dan sonra dünyanın ikinci metrosu olarak tarihteki yerini alır.

İstanbulluların vazgeçilmezi

İlk yapıldığında vagonları ahşap olan ve birinci ve ikinci mevki şeklinde ayrılan Tünel’in enerjisi 150 beygir gücünde iki buhar makinesiyle sağlanır. Tünel, sefere başladığında iki tarafı açık olan vagonlar, elektrik olmadığından gaz lambalarıyla aydınlatılır. 1910 yılında şehre elektrik verilmesi çalışmaları başlayınca Tünel Şirketi, Osmanlı uyruğuna geçer. Daha sonra devlet tarafından 175 bin Türk Lirasına satın alınarak 1939 yılında İETT’ye bağlanır. İkinci Dünya Savaşı yıllarında bazı malzemeleri yurt dışından satın alınamadığı için üç buçuk ay yolcularından ayrı kalır. 1968 yılında elektrifikasyona geçiş için hazırlanmaya başlar ve çalışmalar üç yılda tamamlanarak 2 Kasım 1971 günü elektrikli haliyle yeniden yolcularına kavuşur. Daha önce çift olan raylar teke indirilir. Karşılıklı hareket eden iki vagon sadece ortada karşılaşır ve yine yola devam eder. Bu durum vagonların çarpışması şeklindeki kaza riskini sıfıra indirir. Daha sonraki yıllarda sadece vagonların boya ve kaportası yenilenir.

Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında İstanbulluların vazgeçilmezi olan Tünel, 1875’den bu yana hiç değişmeyen mesafesi ve yolculuk süresiyle Karaköy ile Beyoğlu’nu en kısa yoldan birbirine bağlarken yolcularına en keyifli ve samimi yolculuğu sunar. Bugün 573 metrelik mesafeyi 90 saniyede alan Tünel, günde ortalama 200 sefer yaparak 12 bin dolayında yolcuya hizmet vermektedir.  

İETT’nin 140. yılına armağan: ‘Tunnel de Constantinople’ kitabı Türkçeye çevrildi

Projeyi tamamladıktan sonra ülkesine dönen Mösyö Gavand, Tünel’in yapım hikâyesini anlattığı ve mükemmel çizimler ve planlarla süslediği ‘Tunnel de Constaninople-İstanbul Tüneli’ isimli kitabı 1876 yılında Paris’te yayımlar. İETT Genel Müdürlüğü, bir örneği İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan kitabı, kuruluşunun 140. yılı anısına Türkçeye çevirerek kültür dünyasına kazandırır. Kitap, bu alanda araştırmalar yapan ve daha önce yayımlanmış ‘Tünel’ isimli kitabı bulunan Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdettin Engin tarafından Türkçeye çevrilir. Prof. Engin, kitaba ek olarak bir önsöz ve giriş yazısı yazar. Üç bölüm halinde tasarlanan kitabın ilk bölümünde yazılar, ikinci bölümünde planlar ve son bölümde de İETT Fotoğraf Arşivinden seçilen Tünel fotoğrafları yer alıyor. Kitapta toplam 24 plan ve bir de Eminönü ve Galata bölgesini içeren harita bulunuyor.

Tunnel de  Constantinople, Eugene Henri Gavand, Lahure Matbaası, 70 sayfa, Paris 1876. 

İstanbul Tüneli, Çeviri Prof. Dr. Vahdettin Engin, Yeditepe Yayınları, 120 sayfa, İstanbul 2011.     

 

 

Bu haber 4452 kez okundu