import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

‘İETT’de çalışmak bir ibadettir’

 

Filiz Acar, Fatih Sultan Kar

 

Kurumlar için bazı isimler vardır, adeta hafızası, tarihi gibidir. Eski genel müdürümüz Suat Arık da İETT için öyledir. 1950’li yıllarda İETT ile tanışan, 34 yılı İETT’de olmak üzere 44 yıllık memuriyetten sonra emekliye ayrılan Suat Arık, yazık ki kısa bir süre önce aramızdan ayrıldı. İETT ve İETT’lilerle bağlarını hiç koparmayan eski genel müdürümüz, vefatından bir süre önce Metrohan’daki fotoğrafhanede misafirimiz olmuş, sorularımızı büyük bir sabırla yanıtlamıştı. Anlattıklarıyla bizi elli yıl öncesine götüren Arık, sağlam hafızası ve yaşını göstermeyen sağlıklı duruşuyla bizi şaşırtmayı başarmıştı. Kendisi de bu durumu ‘İETT’deki hizmetlerimin karşılığı olarak Allah bana sağlıklı, sıhhatli bir yaşam bahşetti’ şeklinde özetlemişti. Söyleşinin sonunda kendisini yorduğumuzu söyleyip teşekkür ettiğimizde, o müthiş asaleti ve beyefendiliğiyle ‘asıl siz beni sabırla dinlediğiniz için ben teşekkür ederim’ diyerek büyüklüğünü göstermişti. İETT’de en kritik dönemlerde görev yapmış bu değerli şahsiyeti genç İETT`liler olarak rahmet ve minnetle anıyor, hatırası önünde eğiliyoruz.  

 

Dünya öyle bir dünya ki...

Genel Müdürüm, söze başlarken bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1921 yılında Niğde’de doğdum. 1942 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdim. Aynı yıl Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nda müfettiş muavini olarak göreve başladım. 1950 yılında İETT`ye atandım. Daha sonra başmüfettişliğe getirildim. 1960 yılında idari işlerden sorumlu genel müdür muavini oldum. 1964-1977 yılları arasında Beyoğlu Gaz İşletmesi genel müdürü olarak ek görev yaptım. Kırkdört yıllık memuriyet hayatım boyunca pekçok defalar takdirnameyle ödüllendirildim. Orhan Hançerlioğlu yönetiminde, 1950’li yıllarda çıkan ‘İETT Dergisi’ nde yayınlanmış çok sayıda makalem bulunuyor. 1984 yılında emekli oldum. Yılların alışkınlığı işte, halen her sabah 06.30’da kalkar, gece en geç 22.30 gibi yatarım.

 

       

       Suat Arık, garajda yapılan bir törende konuşuyor.   

 

İETT’de göreve başladığınızda dönemin koşulları nasıldı?  

İETT’ye atamam İsmet Paşa zamanında Bakanlar Kurulu kararı ile Resmi Gazete’de yayınlanan üçlü kararnameyle oldu. Müfettiş olduğumdan sürekli geziyordum. Evlenip çocuk sahibi olunca sabit bir işe geçmem zorunlu hale geldi. İstanbul Belediye Reisi Fahrettin Kerim Gökay beyle görüştükten sonra İETT Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda göreve başladım. İlk iş olarak kurumsal yapılanma için kolları sıvadım. İstatistik ve Tarifeler birimi ihtisas mevkiiydi ve çok önemliydi. Demir Turgut, oranın müdürüydü. İktisat doktoruydu. Almanya`da ihtisas yapmıştı. Kontrol Müdürlüğü’nü ayırarak icrayı değiştirdik. Birimleri daha işlevsel hale getirdik. Buralarda Umumi Murakıplık, Başmüfettişlik kadrolarında bulundum. Çok yoğun bir iş hayatı geçirdim. İhtilal dönemlerinde görev yaptım. O kadar ki İETT’ye başladığımda bıyıklıydım. Koşturmacalar arasında bıyık düzeltecek kadar bile vakit bulamayınca kestim. Bir kızım var. Hayattaki tek varlığım. Dünya öyle bir dünya ki insanlar tek başına doğuyor, tek ölüyor.

 

Çalışanının her şeyiyle ilgilenen eşsiz bir kurum İETT...

İETT Yapı Kooperatifi’nde hizmetleriniz olduğunu biliyoruz. Bu çalışmaları anlatabilir misiniz? 

İETT her zaman büyük bir ailedir. Birliktelik ve dayanışma için kooperatifler kurduk, Okmeydanı’ndaki İETT sitesinin başkanlığını yürüttüm. Memurlar için hayırlı işler yapabildiysek ne mutlu bize. Ben de ortaktım, ama hem işe hem kızımın okuluna uzak olduğu için oturmadım. O zamanlar şimdiki gibi otobüsler yok. Feriköy’de, borç harç bir daire aldım. Halen orada oturuyorum. Ben iki ihtilal gördüm görevdeyken. O dönemlerde herkes hesap peşine düşer. Tramvaylar kaldırılınca bunun hesabını sordular bizden. Hepsinden alnımın akıyla çıktım. İETT’deki hizmetlerimin karşılığı olarak Allah bana sağlık ve sıhhat bahşetti diye düşünüyorum. İETT’de çalışmak bir ibadettir çünkü.  

 

      

       Genel Müdür Orhan İlter Paşa (paltolu) ile Suat Arık (gözlüklü) yetkililerden bilgi alıyor.

 

1960’da İETT Umum Müdürü olan Orhan İlter Paşa Birinci Ordu Mensupları Yapı Kooperatifi’nin başkanlığını yapmıştı. Bu bakımdan İETT çalışanlarının ev sahibi olması konusunu çok önemsedi. Bizler 1954’te Okmeydanı’nda bir arsa almıştık. Teknik Üniversite’ye proje hazırlattık. Orhan İlter Paşa bize daima destek oldu. Gece gündüz koştururdu, çok namuslu bir adamdı. O dönem büyük bir dayanışma vardı. Düşünün ‘Memur Ölüm Yardım Derneği’ adı altında bir derneğimiz vardı. Vefat eden memurların defin işlerine ve ailelerine yardım ederdi. Kooperatif için ilk bütçeleri ben hazırladım. İdarenin memurunun-işçisinin evinde buzdolabı yoktu, Profilo ile ilk anlaşmayı yaptık. Sosyal Alım Büroları’nda (kantin) çalışanların emrine buzdolabı tahsis ettik.

 

İETT`li ünlüleri saymakla bitiremeyiz... 

İETT’de sonradan ünlü olan çok sayıda gencin çalıştığını biliyoruz. Sizin görev yaptığınız dönem nasıldı?

İETT’de o kadar değerli insanlar çalıştı ki saymakla bitiremeyiz. Üniversitelerde kürsüsü olan insanlar görev yaptı bu kurumda. Sadece sanatçılar değil akademisyenler de var. Sedat Erkol iki buçuk yıl Umum Müdürlük yaptı. 1914 yılında kurulan İstanbul’un ilk ve tek elektrik fabrikası Silahtarağa’da ilk toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları Orhan İlter Paşa’nın Umum Müdürü olduğu dönemde yaşandı. Oranın yüksek elektrik mühendisi olan çok çalışkan bir müdürü vardı. Gece gündüz orada kalırdı. Çok dürüst bir insandı. Kimsesi olmadığı için cenazesi İETT tarafından kaldırıldı. Bu kurumda vefa duygusu çok yüksektir. Bakın ben her fırsatta uğrarım. Hala fikrim sorulur genç hukukçular tarafından. Bilirkişi kurullarında yer alırım.

 

        

       Her iki ihtilalde de görevde olan Suat Arık, bir tören sırasında komutanlarla birlikte. 

 

Yine bizde çalışan Mehmet İnhan, uzun süre Türk-İş’in başkanlığını yaptı. Bir dönem İstanbul Belediye Reisliği’ni yürüten Kamuran Görgün ile beraber çalıştık. Bizde Umum Müdürlük yaparken ihtilalden sonra TCDD’ye geçti. Eşref Şefik vardı mesela, İstanbul Belediye Reisi Fahri Atabey’in kardeşi. İETT’nin yönetiminde olan Beyoğlu Havagazı İşletmesi’nde bir süre yevmiyeli çalıştırıldı. Kendisi Babıali’nin en ünlü gazetecilerindendir. Aynı zamanda eski sporcudur. Mesela, Yapı Bakım Dairesi Reisi Tevfik Kömürcüoğlu, Umum Müdür Kamuran Görgün zamanında yapımına başlanan ve Orhan İlter Paşa tarafından hizmete alınan Altıntepe Elektrik Merkezi’nin yapımında büyük uğraş vermiştir. Yine ilk aklıma gelenlerden Elektrik Teknik Dairesi Reisi yüksek elektrik mühendisi Sait Yaltırak ve Gaz Daire Başkanı Orhan Özsoy, Teftiş Kurulu Başkanı Saffet Sezen, uzun süre Muhasebe Daire Başkanlığı yapan İsmet Varol, kurumda iz bırakan isimlerdir. İstanbul Teknik Ünivesitesi Taşıtlar kürsüsünde doçent olarak da görev alan Hareket ve Taşıtlar Dairesi Reisi Kemal Kutlu kıymetli bir arkadaştı. İETT kendisini taşıt hizmetlerini etüt için Fransı’nın başkenti Paris’e gönderdi. Geri dönünce bu bilgilerden çok istifade ettik. Onun zamanında hizmetlerde birçok gelişme oldu. Sanat, edebiyat denince de bir Orhan Hançerlioğlu vardı mesela. Çok terbiyeli, saygılı bir adamdı. Hukukçuydu ama daha ziyade edebiyatla meşguldü. Kitapları vardır. Odası daima sanatçılarlar dolu olurdu. Bunların en başında şair Sabahattin Kudret Aksal gelirdi. O da Büyükşehir Belediyesi`nde murakıptı.    

 

  

    İLK DURAK İETT: Suat Arık, İETT ünlülerini konu alan `İlk Durak` belgeselini izlemeye geldiği Cemal Reşit 

     Rey Konser Salonu`na girişte güllerle karşılanıyor. Her zamanki gibi şık ve özenli duruşu gözden kaçmıyor. 

 

İstanbul söz konusu olunca İETT’siz olmazdı...

İETT’nin tarihi Tramvay ve Tünel’le başladı ama bununla sınırlı kalmadı. Elektrik fabrikaları, gazhaneler ve troleybüslerle ilgili söyleyecekleriniz vardır mutlaka...

Gazhaneler Yedikule, Kurbağalıdere ve Poligon olmak üzere üç taneydi. Poligon’daki fabrika Fransız şirketindeydi. Ek görev olarak oranın devir tesellümünü ben yaptım. Fransızlar ihtilaf çakardı, bizi çok uğraştırdılar. Oranın uzun yıllar müdürlüğünü yapan Mösyö Büsak vardı. Gazhaneler bize aittir dediler, gittim Sulnaahmet’teki devlet arşivinden imtiyaz mukavelesinin Fransızca olan aslını buldum. Poligon gaz fabrikası, Dolmabahçe gazometresi ve İpek sokaktaki idare binasını almak için Danıştay’a dava açtık. Davayı kazandık ama on iki sene uğraştık. Eskiden kayışlarla cer edilen (çekilen) Tünel, uzun uğraşlar sonucu elektriğe geçti. Elektrik vardı ama özel kayışlarla çekiliyordu. Eskidikçe yenilenirdi. Kayışlar Avrupa’dan getirtilirdi. Troleybüsler 1960 ihtilalinden evvel ihale edilmişti. İhtilal patlayınca İtalyanlar, ürettiğimiz araçlar elimizde kaldı dediler. O zaman kolay kurulan bir sistem olan troleybüslere geçiş yaptık. Elektrik direklerini troleybüs direkleri haline getirdik. Elektrik, taşıt tarifelerini burada biz hazırlar, daha sonra Ankara’ya gidip değişiklik gerekçeleriyle birlikte tasdik ettirirdik. Günlerce hesap verirdik. Maliyetler ve gelir-gider durumuyla ilgili. Hem de kuruşu kuruşuna...

 

      

       Suat Arık, aynı gecede kendisini karşalayan İETT`nin kurum fotoğrafçısı Fatih Sultan Kar ile.

 

Silahtarağa elektrik santralında büyük bir misafirhanemiz vardı. Yabancı ülkelerle olan münasebetlerde gelen zevatı orada ağırlar, yemek verirdik. Kumaran Görgün’ün Umum Müdürlüğü döneminde İstanbul’un trafik sorununu görüşmek üzere Paris’in bağımsız taşıma kuruluşu (RATP) ülkemize davet edilerek onların birikiminden yararlanma yoluna gitmiştir. Bağlarbaşı deposunda, işletmelerde çeşitli toplantılar olurdu. Umum Müdürümüz şu saatte, şurada hazır bulunun derdi, giderdik. İstanbul söz konusu olunca İETT’siz olmazdı. İETT’nin kurum fotoğrafçısı vardı. Sadece İETT`nin değil devletle ilgili tören ve karşılamalarda çağrılınca makinesiyle giderdi. İETT’nin hizmetlerinin yarınlara taşınması açısından fotoğrafçımızın önemi büyüktü. Direkt Genel Müdüre bağlıydı. 

 

Son olarak bir mesajınız var mı İETT`lilere?

Methetmeyi sevmiyorum, arkadaşlarım bilirler. İETT için büyük mücadeleler verdim. Altı yedi takdirname ile ödüllendirildim. Burada her iki ihtilalde de (1960 ve 1980) görevdeydim. 1960 İhtilali zamanında Teftiş Kurulu Başkanlığı’ndaydım. 1980 ihtilalinde Umum Müdürü idim. Bu görevi dört yıl sürdürdüm. Her iki görevimdeki hizmetlerimden dolayı `Güvenlik Komutanlığı Takdirnamesi` ile ödüllendirildim. Bu kurum bana çok şey kazandırdı. Şimdi çalışan genç arkadaşlarım kurumlarının değerini bilsinler. İETT’de çalışmak büyük bir ayrıcalıktır.

  

Bu haber 5007 kez okundu