import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Toplu Ulaşım Haftası etkinlikleri kapsamında sahne alan Ferhat Göçer dinleyicilerden büyük ilgi gördü. İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen konser öncesinde İETT’de geçmiş yıllarda görev yapan vatman, biletçi, vardacı, şoför ve bayan biletçi üniformalarından oluşan bir defile sunuldu. Sempozyumun ilk gününde bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Üstün Dökmen ise hayatın içinden seçtiği küçük hikayelerle salonda bulunanları kahkahaya boğdu. 


İETT’nin toplu ulaşım kültürün oluşturulması ve yaygınlaştırılması amacıyla bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Toplu Ulaşım Haftası etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. Etkinliklerin en önemli ayağını oluşturan Transist 2012 Toplu Ulaşım Sempozyumu ve Fuarı İstanbul Valisi Hüseyin Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Muzaffer Hacımustafaoğlu, İETT İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı’nın katıldığı törenle açıldı. Sempozyum ve fuar geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı.

İstanbul Kongre Merkezi’nde farklı salonlarda yürütülen etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde sahne alan Ferhat Göçer, konsere duygusal şarkılarla başladı. Daha sonra hareketli şarkılara geçen sanatçı, eserlerini salonda bulunan dinleyicilerle birlikte, coşkulu alkışlar eşliğinde söyledi. Konser boyunca sanatçıya eşlik eden dinleyiciler konser bitiminde son derece neşeliydi. 

Çin Seddi aydan görünmez 
İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun ilk gününde kendine has üslubuyla bir sunum gerçekleştiren psikolog, Prof. Dr. Üstün Dökmen hayatın içinden birlikte yaşama kültürü ve toplu ulaşım ile ilgili küçük hikayeler anlattı. Hayatımızda küçük birer ayrıntı gibi görünen şeylerin aslında ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken Dökmen, toplu ulaşımın tıpkı toplu yaşama gibi bir kültür olduğunu söyledi ve “Özellikle şehirlerde iyi ve kaliteli bir yaşam sürmek istiyorsak birbirimize saygı göstermeli, evde eşimiz ve çocuklarımıza; dışarıda da komşumuza, çalışma arkadaşlarımıza ve karşılaştığımız tüm insanlara anlayış göstermeliyiz” dedi. Bilim ve teknolojinin şüphe etmek üzerine inşa edildiğini söyleyen Dökmen, “Eğer Einstein, Newton’un bulduğu teori üzerinde ‘Evet ama böyle de olabilir mi?’ diye şüphe duymasa ve koskoca Newton, `Bu yanlış yapacak değil ya` diye düşünseydi, bugün izafiyet (görecelik) teorisi diye bir şey olmazdı. Bu yüzden her duyduğunuz veya öğrendiğiniz bilgiyi mutlaka sorgulayın.” dedi.

Ne olursan ol dizeleri Mevlana`ya ait değil
Bildiğimiz ve öğrendiğimiz her bilgiyi sorgulamak gerektiğine değinen Dökmen, bunu doğru bilinen yanlışlar üzerinden şöyle açıkladı: "Hepimiz Çin Seddi`nin aydan görünen tek yapı olduğunu biliriz, değil mi? Oysa değil, çünkü ay dünyamızdan tam 380 bin kilometre uzaklıktadır ve o mesafeden değil Çin Seddi hiçbir şey gözükmez. Peki, bütün dünya Mevlana`yı nasıl tanır? `Ne olursan ol yine gel` şeklindeki dizesiyle, değil mi? Şimdi ben size o dizelerin aslında Mevlana`ya ait olmadığını söyleyeceğim. O dizeler Mevlana`dan iki yüzyıl önce yaşamış bir şaire ait. Zamanında Mevlana`nın Mesnevi`sini okurken, başkasına ait olan bu dizeleri kitabın kenarına el yazısıyla not düşen bir okuyucudur bu hatanın sebebi. Zira çeviri o kitaptan yapılınca bu dize de çevrilmiş. Mevlana nereli, Konyalı. Bir kere Mevlana`nın yaşadığı yüzyılda Konya`da mecusi yok ki böyle bir dize yazılsın. Mevlana`yı gerçekten tanımak ve anlamak istiyorsanız önce Mesnevi`yi, sonra da diğer eserlerini okumalısınız" dedi.    

Otobüste arkaya ilerlemeyi öğrenmeliyiz
Konuşmasının devamında toplu yaşama ve toplu ulaşım kültürüne değinen Prof. Dr. Üstün Dökmen toplu ulaşımın toplu yaşama kültürün bir devamı olduğunu söyledi ve toplu yaşamanın ne demek olduğunu, neler gerektirdiğini bilmeyen birinin toplu taşıma araçlarında da gerekli davranışları gösteremeyeceğini söyledi. Konuyla ilgili Avrupa ülkelerinden örnekler veren Dökmen, “Avrupa’da bir ağaçtan yaprak koparsanız bir yaşlı gelir, mutlaka sizi uyarır. Aynı şekilde otobüste şoförün yanında durup arkaya ilerlemezseniz yine bir yaşlı gelir, sizi uyarır. Bizim ülkemizde ne yazık ki insanlar otobüse binince arkaya doğru ilerlemiyor. Oysa bir tek bu alışkanlığı bile edinmiş olsak günlük stresimiz eksilir. Bizler de medeni ülkelerdeki insanlar gibi otobüse binince arkaya ilerlemeyi öğrenmeliyiz" dedi.

İETT defilesiyle nostalji rüzgarı 
Haliç Oditoryumunda düzenlenen konser öncesinde geçmişten günümüze İETT çalışanlarının üniformalarının sergilendiği bir defile düzenlendi. Defilede İETT’de 1890’lı yıllardan bu yana kullanılan ve profesyonel mankenlerce tanıtılan vatman, biletçi, vardacı, şoför ve bayan biletçi üniformaları salonda nostalji rüzgarı estirdi. Defilede giysileri sergileyen mankenler arasında özellikle İETT`de 1960`lı yıllarda görev yapan bayan biletçi üniforması dikkat çekti. 

Bu haber 2959 kez okundu