import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

‘Engelleri aşmak için empati yapmalıyız’

İSTANBUL-Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen panelde konuşan İETT İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı, en büyük engelin zihnimizdeki engellerden kaynaklandığını, bunun da empati yoluyla aşılabileceğini söyledi. 

Her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla İETT’nin Kağıthane garajında bulunan konferans salonunda panel düzenlendi. Ev sahipliğini İETT İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı’nın yaptığı panele Pamukkale Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Uğur Cavlak, İstanbul Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Arzu Razak Özdinçerler ve Türkiye Ortopedik Özürlüler Federasyonu Başkanı ve aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi olan Cemal Merdan konuşmacı olarak katıldı. 

 

‘En büyük engel tembelliktir’

Panelde bir konuşma yapan Genel Müdür Dr. Hayri Baraçlı, engelli olmanın göreceli bir kavram olduğunu söyledi ve ‘Kiminin eli ayağı tutar ama hiçbir iş yapamaz. Kimisinin de bacakları tutmaz ama basketbol oynar, şampiyonalara katılır. Bizce en büyük engelli tembel olandır’ şeklinde konuştu. İçinde bulunduğu toplumla bütünleşmenin bütün engellilerin hakkı olduğunu söyleyen Baraçlı, toplu taşımacılıkta lider kuruluş olan İETT’ye de bu konuda önemli görevler  düştüğünün bilincinde olduklarını, bu doğrultuda filoya katılan her aracın engellilerin seyahatini kolaylaştırıcı nitelikte olmasına dikkat ettiklerini söyledi. Halen filoda bulunan otobüslerin 794’ünün alçak tabanlı olduğunu söyleyen Baraçlı, ‘Engelli vatandaşlarımızın da en az engelli olmayanlar kadar rahat, konforlu ve güvenli şekilde seyahat etmesi için elimizden geleni yapmamız gerekiyor’ dedi. Buna ilave olarak akıllı yolcu bilgilendirme sistemi üzerinde çalıştıklarını söyleyen Baraçlı, duraklara hem yazılı hem sesli olarak uyarı sistemlerinin yerleştirileceğini, böylece engelli vatandaşların hangi durağa, hangi otobüsün, ne zaman geleceği bilgisine ulaşabileceğini anlattı. Genel Müdür Baraçlı, ayrıca özürlülerle ilgili başta İSÖM olmak üzere çeşitli kuruluşlar tarafından şoförlere zaman zaman eğitimlerin verildiğini söyledi.

 

Yapamadıklarıyla değil yapabildikleriyle değerlendirmeliyiz’

Panelde daha sonra söz alan Prof. Dr. Uğur Cavlak, hayatın her alanında kullanılan rehabilitasyon kelimesinin özürlüler açısından önemine değindi ve konuyu; özürlülerin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışma ve çabaların tümü olarak tanımladı. İnsanların ne pahasına olursa olsun sosyal hayata katılmak istediklerini belirten ve rehabilitasyonun bir ekip tarafından uygulandığını söyleyen Cavlak, ‘Bu konuda en önemli kişi özürlünün kendisi ve ailesidir. Onlar yoksa hiçbir çalışma başarıya ulaşamaz. Bu yüzden yapılacak çalışmalara önce onların güvenmesi ve katılması gerekir. Çünkü bu süreç uzun bir yolculuk, bir yol arkadaşlığıdır.’ dedi. Özürlülerin hep yapamadıklarıyla değerlendirildiğini söyleyen Prof. Cavlak, sağlıklı da olsa herkesin her işi yapmasının mümkün olmadığını, bu nedenle özürlülerin de yapabilecekleriyle ele alınması gerektiğini belirtti.

‘Mesleki rehabilitasyon yeteneği geliştiriyor’

Panele katılan Prof. Dr. Arzu Razak Özdinçerler de mesleki rehabilitasyon konu üzerinde durdu. Mesleki rehabilitasyonun kişinin yeteneğini geliştirdiğini söyleyen Özdinçerler, ülkemizdeki yasalarda her şeyin var olduğunu ancak uygulamada sorunlar bulunduğunu kaydetti. Türkiye’de mesleki danışmanlığın geliştirilmesinin gerektiğini değinen Özdinçerler, bu konuda Japonya örneği üzerinde durdu. Japonya’da özürlülerle ilgili çalışmaları belediyelerin yaptığını ve süreçleri onların yönettiğini söyledi ve özürlülerin kendi yetenekleri ve yapabilecekleri işler konusunda eğitilmeleri ve bu yönde istihdam edilmeleri gerektiğini anlattı.

‘İnsanlar değil, sistemler özürlüdür’

Panelin son konuşmacısı Cemal Merdan ise özürlü kelimesini kabul etmediğini, özürlüleri hayatı farklı yaşayan insanlar olarak tanımladığını söyledi. ‘Özürlü olan insan değil sistemdir’ diyen Merdan, ‘İnsan yaradılışından ve varlığından dolayı değerlidir der ve sistemi ona göre kurgularsanız sorun çözülür’ dedi. İnsanların bilmedikleri şeyden korktuklarını söyleyen Merdan, özürlülerin de doğru algılanmadığını, bu yüzden eksik, noksan, değersiz görüldüğünü söyledi. Daha sonra salonda bulunan İETT’lilere seslenen Merdan, ‘Hiçbir şey birdenbire değişmez. Mesela sizler çok önemli bir kurumda çalışıyorsunuz. Hedeflerinizi iyi koyun. Bulunduğunuz yerle yetinmeyin, kendinizi geliştirin, bilginiz ve becerinizle yarışın. Toplumun içerisinde yer alın. Unutmayın biz markalı insanlarız. Hata yapmamız durumunda hemen gözükür. Ona göre çalışmalıyız’ dedi.

 

 

 

Bu haber 4829 kez okundu