import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

İSTANBUL- İETT, on yıllık genel müdür yardımcısını sade bir törenle, sevgiyle uğurladı. Kırk yıllık çalışma hayatının ardından emekliye ayrılan Ali Bölükbaşı, onbeş yıldır İETT’liydi. Bilgi ve tecrübesiyle kurumda saygın bir yer edinen Bölükbaşı, ekip arkadaşlarının ‘Ali ağabeyi’ idi.

 

   

      

Fatih Sultan Kar’dan güzel sürpriz…

İETT genel müdür yardımcılığı görevini on yıl süreyle sürdüren Ali Bölükbaşı, bu özelliğiyle kurum tarihine geçti. O, yakın çalışma arkadaşlarının ‘Ali ağabeyi’ idi. Kurumda başı sıkışan daima ona başvurabilirdi. Son yıllarda İETT’nin personel alımlarını yürüten Bölükbaşı için Kağıthane garajında bulunan sosyal tesislerde sade bir veda yemeği düzenlendi. Bütün hazırlığı, İETT’lilerin yaptığı yemeğe Genel Müdür Mehmet Öztürk ve Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Hatipoğlu ile birlikte Daire Başkanları katıldı. Ali Bölükbaşı, büyük bir sevgi ve dostluk havası içerisinde geçen yemeğin sonunda güzel bir sürprizle karşılaştı. Kurumun fotoğrafçısı Fatih Sultan Kar, kendisi için hazırladığı slayt gösterisini sundu. Slaytta Bölükbaşı’nın gençlik fotoğraflarıyla birlikte İETT’de geçirdiği yıllar yansıtıldı. Bölükbaşı, ayrıca şükran belgesi ve plaketle ödüllendirildi. Kendisine bir de kol saati hediye edildi. Yemeğe katılanlar çıkışta toplu halde hatıra fotoğrafı çektirdi.  

 

  

     

Öztürk: ‘İETT’de eli öpülesi insanlar var’

Yemekte ilk konuşmayı yapan Genel Müdür Mehmet Öztürk, Ali Bölükbaşı ile yollarının İETT’de, 1994’ün Ekim ayında kesiştiğini, o tarihten bu yana birbirlerini hiç kırmadan, büyük dostluk ve uyum içerisinde çalıştıklarını anlattı. ‘İETT öyle büyük ve köklü bir ailedir ki sadece İstanbullular’ın değil Türkiye’nin nezdinde itibarı çok yüksektir.’ diyen Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:  `İETT’de çalışmak hepimiz için büyük bir kıvançtır. Her sabah güneş doğmadan yola çıkan şoförlerim öyle olaylarla karşılaşıyor ve bunları öyle manevralarla atlatıyor ki bilemezsiniz. Bunlardan sadece ikisini örneklesem ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bir seferinde otobüsümüz gece yarısı molotof kokteylli saldırıya uğruyor. Şoför, serinkanlılığını hiç yitirmiyor ve basıyor gaza. Aracını ateşin içinden geçirerek yolcularını kurtarıyor. Bu insan eli öpülesi biridir. Başka bir gün odun yüklü bir kamyonet, Metrobus hattında bariyerlere çarpıyor. Bütün odunlar hatta savruluyor. Benim tecrübeli şoförüm öyle akıllıca bir manevra yapıyor ki kimsenin burnu bile kanamıyor. Daha sonra bu şoförlerim ödüllendiriliyor. Görülüyor ki bu atikliği ancak bir İETT şoförü gösterebilir. Çünkü o, daha işin başında en ağır sınavlar ve testlerden geçerek alıyor direksiyonu eline. Böylece İstanbul’un trafiğinde her türlü sürprize hazır hale geliyor.’    

   

 

 

Bölükbaşı: ‘İETT devasa bir yapı’

Daha sonra söz alan Ali Bölükbaşı, İETT’deki macerasının aslında yirmi yıl önce Kurbağaladere gaz fabrikasında mühendis olarak başladığını, bir süre TDİ’de görev aldıktan sonra 1994’de kuruma genel müdür yardımcısı olarak geri döndüğünü söyledi. Bölükbaşı sözlerini şöyle devam etti: ‘Devasa bir yapı olan İETT’ye ilk geldiğimizde sudan çıkmış balık gibiydik. Çalışanlar her anlamda çok yardımcı oldular. Biz de çabuk öğrendik. Çok çalıştık. İyi-kötü günlerimiz geçti.  Bilerek veya isteyerek hiçbir arkadaşımın kalbini kırmadım. Bilmeden kırdığım olduysa da özür diliyorum. Her şey için çok teşekkür ediyorum.’

 

     

 

Yemek anılarla renklendi…

Veda yemeğinde ‘Ali ağabey’li anılara da yer verildi. Bunlardan en renklisini Genel Müdür Danışmanı Hasan Üzer anlattı. Söze, latife yapmak istiyorum diye başlayan Üzer, bir anısını şöyle anlattı: ‘Ben güreşte 48 kilo Türkiye şampiyonuyum. Ali ağabey bir gün bana meydan okudu. Ben de dedim ki, siz yenerseniz kimse Ali bey, Hasan beyi yenmiş diye bir şey söylemez. Ama kazara ayağınız kayar da yere düşerseniz o zaman İETT’de durulmaz.’ Üzer, fizik yapısı kendisinin tam zıttı olan Bölükbaşı’nın bu konuyu sıklıkla şaka konusu yaptığını söyledi.

 

 

 

Bu haber 2664 kez okundu