import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

İSTANBUL- Mükemmelliğin sınırının olmadığını vurgulayan İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı, kurum ve kuruluşların, hizmet kalitesini koruyarak marka değerini daha da yukarıya taşımak zorunda olduğunu söyledi.

KalDer ve TÜSİAD işbirliği ile düzenlenen 21. Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nde 2013 yılının “saha ziyaretine kalan kuruluşları” düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. TÜSİAD’ın İstanbul’daki genel merkezinde düzenlenen basın toplantısına KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Doğan, KÖYK Başkanı Mehmet Durman ile İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı katıldı. KalDer tarafından 9 Ekim’de düzenlenen basın toplantısında İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Antalya Şehit Binbaşı Turgut Cengiz Toytunç Anaokulu, Aras Kargo, Method Research Company, SYK Gümrük ve Tarsus Belediyesi’nin Türkiye Mükemmellik Ödülü’nde saha ziyaretini hak eden adaylar olduğu açıklandı.

Hız çağında mükemmelliğin sınırı yoktur
Düzenlenen basın toplantısında konuşan İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı, içinde bulunduğumuz yüzyılın tam anlamıyla hız çağı olduğuna vurgu yaparak, hız çağında mükemmelliğin sınırının olmadığını söyledi. İnsan ilişkilerinden hizmet sektörüne, bilişimden teknolojiye kadar her alanda bu hız çağının etkisinin yaşandığını kaydeden Baraçlı, “Özellikle kurum ve kuruluşlar, hizmet verdikleri alanlarda hem hız çağına ayak uydurmak hem de hizmet kalitelerini koruyarak marka değerlerini daha da yukarıya taşımak zorundalar. Bunu sağlayabilmek için kalitenin devamlılığı ve kalite standartlarını geliştirme çalışmalarını kurum politikası haline getirmek büyük önem taşıyor. İETT olarak bizler de kurumumuza ivme kazandıracak tüm faaliyetlerimizi, ‘sürdürülebilir kalite anlayışı’ çerçevesinde gerçekleştirmeye çabalıyoruz. Biliyoruz ki, hedefe ulaşabilmek için önce ona yönelmek gerekiyor. Ardından da heyecan duymak gerekiyor. Eğer bir işi yaparken heyecan duymuyorsanız o işi başarmanız da mümkün olmuyor.” dedi.

İETT’de kalite çalışmaları 2007 yılında başladı
İETT’deki kalite çalışmalarının temelinin 2007 yılında oluşturulmaya başlandığını hatırlatan Baraçlı, “2009 yılında ise yaptığımız çalışmaların kurumumuza kazandırdıklarını görünce, bunları genişleterek büyük bir heyecanla çalışmalarımıza devam ettik ve bugün aynı heyecan ve istekle bu yolculuğu sürdürüyoruz. Kalite çalışmalarımızın başlangıcında öncelikle iş yapış şeklimizi köklü biçimde değiştirmeyi, girişimci ruhu ve takım çalışmalarını harekete geçirmeyi hedeflediğimiz proje yönetimi uygulamasını hayata geçirdik. Yürütülen projelerle kurumun tüm alanlarında yeni sistemler kurarak, faaliyetlerimizin performanslarının ölçülebilir hale getirilmesini amaçlayan Süreç Yönetimi uygulamasını başlattık. Yine, tüm süreçlerimizi ve dokümantasyon yapımızı belgelendirme denetimine tabi olan uluslararası yönetim standartları ile uyumlu hale getirmek amacıyla birtakım çalışmalar yaptık.” diye konuştu.

Hedefimiz 2023 vizyonunu yakalamak
İETT’de; çağın teknolojik gelişimlerine ayak uydurmak, yolcuların, çalışanların ve tüm paydaşların beklentilerine cevap vermek amacıyla organizasyon yapısında yeniden yapılanma süreci başlattıklarını dile getiren Baraçlı, değişim ve yeniliğin hizmet kalitesini artıran unsurların başında geldiğini ifade etti. AR-GE ve inovasyon çalışmalarıyla hizmetin kalitesini yükseltecek çalışmalara imza attıklarını kaydeden Baraçlı, “Hedefimiz bir taraftan ülkemizin 2023 vizyonunu yakalamak, diğer taraftan da misyonumuzda yer alan açığa çıkmamış ihtiyaçları karşılayacak bir kurumu tüm yönleriyle oluşturmak. Kurumumuzda başlattığımız kalitelendirme çalışmalarına paralel olarak, bu yapılanma süreci içinde attığımız en önemli adımlardan biri, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’mızı ekip ve donanım yönünden canlandırarak, organizasyonun en önemli birimlerinden biri haline getirmek oldu. Söz konusu başkanlığımızın bünyesinde yeniden yapılandırdığımız; Kalite ve Kurumsal Gelişim Müdürlüğü, İş Zekası ve Proje Yönetim Müdürlüğü ve Hizmet İyileştirme Müdürlüklerini kurduk. Yeniden yapılandırdığımız bu müdürlükler sayesinde; süreçleri sürekli gözden geçiriyor, iyileştirmeye açık alanları tespit ediyor, ulusal veya uluslararası kurumlarla kıyaslama çalışmaları yapıyor, kurumsal hafızayı oluşturarak bilgi birikimi yönetebiliyoruz.” dedi. 

İstanbul’a hizmet etmek bizi mutlu ediyor
Kalitenin her alanda gönüllü olarak yürütülmesi, daha da önemlisi bir yaşam biçimi haline dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yapan Baraçlı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çalışanların hem özel hem de çalışma hayatlarında özgüvenlerinin artması, olumlu iletişim ortamının oluşturulması, motivasyonlarının ve katılım düzeylerinin yükselmesi, kalite bilincinin artması ile birlikte değişime karşı direncin de azalması sağlanabilsin. Bu anlayışla İstanbul’a hizmet etmek bizi mutlu ediyor. Çünkü bizler bir taraftan kurumumuzun kalite ve stratejik plan konusunda ulaşmaya çalıştığı 2017 vizyonunu yakalamaya çalışırken diğer taraftan da ülkemizin 2023 vizyonuna erişmeye çalışıyoruz. Bu mutluluğu entegre yönetim sistemi, benchmarking, 5S, kaizen ve kurumsal karne gibi yürüttüğümüz kalite çalışmalar ile pekiştirdiğimizde hem kalitede sürekliliği sağlamış oluyoruz hem de yolcularımızın memnuniyetini artırmış oluyoruz.”

Türkiye Mükemmellik Ödülünün sahibi olabilmek bizler mutlu edecek
2012 yılında “Ulusal Kalite Hareketi”ne katılma kararı aldıklarını anımsatan Baraçlı, “EFQM Mükemmellik Modelini benimseyerek uygulamaya başladığımız bu çalışma ile tüm anket, girdi ve sonuçları bir araya topladık. Aynı yıl içinde ilk öz değerlendirmemizi yaparak, iyileştirmeye açık alanlarımızı ve kuvvetli yönlerimizi belirledik. EFQM Mükemmellik Modeli çalışmasıyla mükemmellik yolunda amaçlarımıza ulaşırken, hem farklılığı ortaya çıkarmak adına hem de kamuda verimliliğin ve kalite hareketinin yapılabilirliğini ortaya koymak açısından öncü ve örnek kurumlardan biri olmayı hedefliyoruz. Mükemmellik yolunda ilerlerken KALDER tarafından verilecek "Türkiye Mükemmellik Ödülü" nün sahibi olabilmek, kalite konusunda yürüttüğümüz çalışmalar ve bu yoldaki emeklerimizin meyvelerini vermesi açısından bizleri son derece mutlu edecektir.” diye konuştu.

Kalite çalışmaları İETT’yi geleceğe taşıyor
Kalite adına yapılan çalışmaların İETT’yi geleceğe taşıdığını vurgulayan Baraçlı, “2011 yılında başlattığımız Entegre Yönetim Sistemi çalışmaları kurumumuzu geleceğe taşırken, bizlere rehberlik edecek sistemlerin altyapısını da kalıcı olarak kurmamızda yardımcı oldu. 2011 yılında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini; 2012 yılında ise 4 belge daha alarak; ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 20000-1 Bilgi Teknolojileri Hizmet Yönetim Sistemi, 10002 Müşteri Başvuruları Yönetim Sistemi ve EN 15838 Müşteri İletişim Merkezleri Standardı belgelerini de kurumumuza kazandırmış olduk.  Şu anda 50001 Enerji Yönetim Sistemi, 14064 Sera Gazı Hesaplaması ve Denetimi, 22301 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi belgelerini almak üzere hazırlıklarımızı tamamladık. Umuyorum ki, yapılacak tetkiklerinden ardından kısa sürede bu belgeleri de kurumumuza kazandırabiliriz.” dedi.

Son olarak konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a İETT’ye desteğini esirgemediği için teşekkür eden İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı İETT’nin “projelerini yurtdışına ihraç eden bir marka” olma noktasına geldiğini söyledi.

Türkiye’nin en prestijli ödülü
Türkiye’nin en prestijli ödülü için başvuran tüm markalara teşekkür eden KalDer Başkanı Hamdi Doğan da yaptığı konuşmada, “Bugün saha ziyaretine kalan kuruluşlarımızı kutluyor ve süreçte başarılar diliyorum. Ulusal Kalite Ödülleri Avrupa Kalite Yönetim Vakfı (EFQM) tarafından geliştirilen Mükemmellik Modeli’nin Türk kuruluşları tarafından etkili kullanımını ve başarılı uygulamaların özendirilmesini sağlamak için hayata geçirildi. Yönetim Kalitesinin yükseltilmesi, üretim ve hizmetlerin, daha fazla katma değer yaratır hale gelerek, geniş bir paydaşlar zincirine yayılması ve beraberinde sürekliliğinin sağlanması işletmelerimizin öncelikli beklentisidir. Kalite ödülleri, kuruluşları sadece ciro, verimlilik, fire göstergeleri gibi tek boyutlu parametrelere göre değil, bütün süreçleri, hedefleri ve rekabet ortamındaki konumuna göre ele alıyor. Kuruluşların bütünsel yönetim sisteminin etkililiğini ölçtüğü için de iş dünyasında mükemmelliği simgeler hale geldi. Ödüle başvuran kuruluşlar bir mükemmellik yolculuğuna çıkıyor, sürekli kendilerini geliştirmek yönünde güçlü ve iyileştirilmesi gereken alanlarını öğrenme olanağını buluyorlar” diye konuştu.

 
Bu haber 2118 kez okundu