import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

İETT, KalDer ve TÜSİAD işbirliğiyle düzenlenen 23. Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nde finale kaldı.

İETT son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlarla ulusal ve uluslararası alanda adından söz ettirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl EFQM Ödüllerinin Türkiye Mükemmellerini seçtiği törende Türkiye Mükemmellik Ödülü’nü alan, 2015 Ekim ayında Brüksel’de gerçekleşen Avrupa Mükemmellik Ödüllerinde finale kalan İETT, bu kez de KalDer ve TÜSİAD işbirliğiyle düzenlenen 23. Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nde finale kaldı.

Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nin bu yılki finalistleri TÜSİAD Merkez Binası’nda bugün gerçekleştirilen basın toplantısında açıklandı. Düzenlenen basın toplantısına İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci, KalDer Yönetim Kurulu Başkanı A. Hamdi Doğan, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran – Symes, Türkiye Mükemmellik Ödülleri Yürütme Kurulu Başkanı Hakan Öker, KalDer Genel Sekreteri Akın Alıkçıoğlu ile çok sayıda davetli katıldı. KALDER ve TÜSİAD tarafından tertip edilen 23. Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nde finale kalan kurumlar İETT Genel Müdürlüğü, Adapazarı Gaz Dağıtım A.Ş. (AGDAŞ), Antalya Muratlı Sabiha Gökçen Anaokulu ve Damla Su Sapanca Fabrikası oldu. Finale kalan kuruluşlarla ilgili süreç 17-18 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 24. Kalite Kongresi’nde sona erecek.

Düzenlenen basın toplantısında konuşan İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci, “Yaşadığımız şehirdeki insanların hayatını kolaylaştırmak için kalite sürecin içerisine girdik” dedi. Amaçlarının hizmetlerini sürekli iyileştirmek olduğunu kaydeden Kahveci, kurum ve kuruluşların, hizmet kalitesini koruyarak marka değerini daha da yukarıya taşımak zorunda olduğunu söyledi. İETT’deki kalite çalışmalarının temelinin 2007 yılında oluşturulmaya başlandığını anımsatan Kahveci, “Kalite çalışmalarımızın başlangıcında öncelikle iş yapış şeklimizi köklü biçimde değiştirmeyi, girişimci ruhu ve takım çalışmalarını harekete geçirmeyi hedeflediğimiz proje yönetimi uygulamasını hayata geçirdik. Yürütülen projelerle kurumun tüm alanlarında yeni sistemler kurarak, faaliyetlerimizin performanslarının ölçülebilir hale getirilmesini amaçlayan Süreç Yönetimi uygulamasını başlattık.” diye konuştu.

Dünya ölçeğinde standartlar oluşturduk

İETT’nin 1871 yılından beri İstanbullulara hizmet verdiğini ve bu süreden beri bir takım standartları sadece Türkiye ölçeğinde değil dünya ölçeğinde oluşturduklarını belirten Kahveci, “Toplu ulaşımın standartlarını oluşturduk. Etkilediğimiz ve etkilendiğimiz alanlarda mükemmellik sürecini bir adım ileriye götürdük. Bu süreç bizi çok ayrıcalıklı bir yere taşıdı. Müşteriyi daha farklı duymaya başladık. 15 ayrı kanaldan yolcularımıza erişmeye başladık. Çağrı merkezinden interaktif yolcu bilgilendirmeye kadar birçok çalışmayı başarıyla yürüttük. Çağrı merkezinde en övgüye değer çağrı merkezi ödülünü kazandık. İnteraktif yolcu bilgilendirmede iki kez üst üste ödül kazandık. Çalışanlarımızla aramızdaki işbirliği artırdı. Sosyal sorumluluk seviyemizi geliştirdi. Bu süreç içerisinde hem kurum alt yapımızı hem dengeli güçlü finansal yapımızı ve sistematik bir yönetim anlayışını kurum içerisine yerleştirmeye başladık. Yapılan çalışmalar sadece kurumumuza değil aynı zamanda İstanbullulara değer kattı. Son 3 buçuk yıl içerisinde bütün araç filomuzu yeniledik. Avrupa’da en genç araç filosuna sahip kuruluş olduk.  144 yıllık bir kurumda kültür değişimini gerçekleştirerek yenilenmeyi başardık. Türkiye’deki firmaların bu süreçlere katılmasını özellikle tavsiye ediyorum” dedi.

Doğan: EFQM harika bir pusula

Toplantıda rekabetçi kurumların adedini arttırmayı hedeflediklerini vurgulayan KALDER Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Doğan, rekabetin etkilerinin her alanda yoğunlaştığını bu nedenle mükemmellik kültürünün kurum ve kuruluşlar için daha çok önem kazandığını dile getirdi. Yaşam ve refah seviyesini yükseltmek için daha kilometrelerce yol kat etme kararlılığında olduklarını söyleyen Doğan, “Amacımız Türkiye’nin her noktasında mükemmellik kültürünü içselleştirmiş, rekabetçi kurum ve kuruluşlar yaratmak. Bugün burada bizleri bir araya getiren, ortak amaç altında birleştiren EFQM Mükemmellik Modeli’nin temel ilkelerini gözümüzün önüne getirdiğimizde, yolculuğumuzda doğru strateji ve hedef belirleme dâhil pek çok konuda modelin bize ne derecede ışık tuttuğunu, yol gösterdiğini, kılavuzluk yaptığını açık olarak görebiliriz. Diğer bir deyişle EFQM harika bir pusuladır” şeklinde konuştu.

 
Bu haber 1790 kez okundu