import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Kamil Dizar : “İETT’den aldığım maaş çok bereketliydi”  

 

Filiz Acar, Fotoğraf: Fatih Sultan Kar 

 

Henüz on yaşındayken dayısının elinden tutarak geldiği İETT’nin şişli merkez atölyesine önce şef, ardından da müdür olan Kamil Dizar, taşıtlar daire başkanlığından emekli oldu. Resmi olarak otuz üç yıllık İETT’li, sporcu başkan emeklilikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyespor’da futbol şube sorumlusu olarak hayatında yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. İETT taşıtlar daire başkanlığı ile birlikte yürümeyeceğine inandığı yeni görevine başlamak için gün sayan Dizar, bize “Ayrılık çok zor, İETT’yi çok özleyeceğim” diyor.

 

Emeklilik hazırlıkları yapan Kamil Dizar, sorularımızı İETT`nin gar binasındaki 

odasında yanıtladı.      

 

İETT ile çok küçük yaşlarda tanıştınız. Kaç yıllık İETT’lisiniz?

"Resmi olarak 33 yıldır İETT’liyim. İşe başlama tarihini soruyorsanız Ekim 1973 ama on yaşından beri İETT’liyim diyebilirim. Dayım Erman Şarcı, Şişli merkez atölyede tamirci olarak çalışıyordu. Hafta sonları onunla işe gelir, öğlen birlikte yemek yerdik. O zamanlar atölyeye üçüncü kademe tamir  işleri için otobüsler gelirdi. Şanzıman inecek, indirilirdi. Ben de ona anahtarları verirdim. Bir de garaj içerisinde malzeme taşıyan akülü arabalar vardı. Onları kullanmak çok hoşuma giderdi. Bir seferinde akü arabasıyla oynarken aniden çalışınca çok korkmuştum atölye içinde. Daha sonra motora olan merakımdan Şişli Motor Meslek Lisesi’ne girdim. Orada iki dönem staj zorunluluğu vardı. Staj dönemimde de (1968) Şişli merkez atölyesindeydim, aynı zamanda Galatasaray genç takımında futbol oynuyordum. Futbola Vefa genç takımında başlamış ve ilk lisansımı 13 yaşındayken almıştım. Çapa ile oynadığımız maçta İETT’nin antrenörleri beni beğenince işçi kadrosunda futbolcu olarak işe başladım. İyi bir maaşı vardı, ben de İETT ‘yi tercih ettim." 

 

 1968: Genç Kamil Dizar İETT`de stajyer öğrenci, 2006: Taşıtlar Daire Başkanı.

 

“Ustalarımın başına mühendis olarak geldim”

 

Şişli merkez atölyede işçi olarak kalmadığınızı, kademe kademe yükseldiğinizi görüyoruz. Bu yükselişin öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz?

"İşçi olarak üretim atölyesinde çalıştım bir süre. Hem iş, hem okul, hem futbol bir arada yürümeyince futbolu biraz daha amatöre çevirerek Rami, Fatih gibi -ki bunlar iyi amatör takımlardı- oralarda oynadım. Bu arada askere gittim, geldim. 1978 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi elektrik mühendisliğinde okumaya başlayınca gece işine geçtim memur olarak. Gece otobüsten hesap getiren biletçilerin hesabını alıyordum. 1982 yılında okulumu bitirdim ve o tarihe kadar işçi olarak çalıştığım atölyede ustalarımın başına mühendis olarak geldim. 1983 yılında atölye şefi oldum. 1986’da Levent garajına müdür olarak atandım. 1988 yılında daha önce işçilik yaptığım atölyeye müdür oldum. 1990’da Anadolu garaj müdürü, 1994’te Taşıtlar Daire Başkan Yardımcısı oldum, 2000 yılına kadar bu görevi sürdürdüm. Daha sonra iki yıl İstatistik, iki yıl da Haberleşme Müdürü olarak çalıştım. Arada 6 aylık süreçte Gençlik İl Müdürlüğünde görev aldıktan sonra İETT’nin çağrısı üzerine Taşıtlar Dairesinde başkan olarak göreve başladım. Geçtiğimiz Nisan ayında Büyükşehir Belediyespor’da yönetim kurulu değişikliği ile birlikte bana futbol şube sorumluluğu ve genel müdürlük görevi verildi.  Önümüze süper lig hedefi kondu. Yeni görevimin İETT taşıtlar daire başkanlığı ile birlikte yürümeyeceğini düşünerek emekli olma kararı aldım."

 

“Başbakanla aynı takımda futbol oynadım”

 

Spor ağır bastı diyebilir miyiz?

"İETT taşıtlar dairesinde yoğun ve güzel bir çalışma süreci yaşadık. Arkamızda güzel bir nesil var. Beraber çalıştığımız daha genç bir nesil. Onlara da yer açmak lazım diye düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın çok büyük emekleri oldu. Hepsine teşekkür ediyorum. Yeni görevim de Büyükşehir bünyesinde ve takım İETT’nin devamıdır. Bugüne kadar çalışma hayatı ile futbol hep yan yana gitti. Ancak şu anda öyle yoğun bir görevdeyim ki ikisi beraber olmazdı."

 

Dayınız Erman Şarcı da sporcuydu ve onun da İETT spor tarihinde önemli izleri var...

Dayım İETT’de tamirciydi ama o her zaman sporun içinde oldu. 1970’li yıllarda antrenörlerin tercümanlığını, yardımcılığını ve bölümün idari müdürlüğünü yaptı. İETT’nin sporuna da büyük katkıları var.

 

İETT’de birlikte futbol oynadığınız sporcular kimlerdi?

"O kuşak sporcular içinde çok güzel arkadaşlıklarımız oldu. Belli yerlerde hala oynuyoruz onlarla. Bunların içinde kimler vardı derseniz, en başta Başbakanımız var. Ben 1973 yılında gelmiştim İETT’ye, o da 1974 yılı Eylül’ünde geldi tahmin ediyorum. Düzgün kişiliği ile bize her zaman örnek olan takım kaptanımız şu anda çok farklı bir yerde tabii. Kendisiyle o zaman da güzel görüşmelerimiz olmuştur. Yine süper ligde top koşturan futbolculardan o dönem Oğuz, Serdar, Zafer vardı örneğin. İETT takımı şu anda ikinci lig B kategorisinde kafaya oynayacak bir takımdı. Her sene altıları oynuyorduk Ali Sami Yen’de büyük seyirci altında. İddialı ve başarılı bir takımdı."

“İETT İstanbul’un yükünü çekiyor” 

 

İETT’den ayrılmak nasıl bir duygu, neler hissediyorsunuz?

"İETT İstanbul’un yükünü çeken bir kurum.

Sadece ulaşım olarak da değil birçok noktada ekonomisine sirayet eden bir kurum. İETT’nin asıl müşterisi asgari ücretle çalışan kişiler ve öğrencilerdir. Asgari ücretli maaşını alır, ulaşım masrafını bir kenara ayırır. Aynı şekilde öğrencilerin haftalık harçlıklarından ayırdıkları bir para vardır. İşte bu paranın önemli bir bölümünü biz alıyoruz. Hiç kimse arabasını bırakıp otobüse binmiyor. Öyleyse kimin parasını alıyoruz biz? Tırnaklarıyla para kazanan insanların. İETT’deki 33 yıllık meslek hayatım boyunca bunu gözlemledim. Ben orada kimi bekletiyorum, kimin parasını alıyorum, benim maaşım kimin parasından geliyor? Bu yüzden İETT’nin kazandığı paranın helal olduğunu düşünüyorum, ama bunun hakkını vermemiz lazım. Onlara bu hizmeti en iyi şekilde götürmek mecburiyetimiz var, yoksa akşam rahat uyuyamayız. Ben bunu hiç göz ardı etmemeye çalışarak gecemi gündüzümü verdim. Sahip olduğum her şeyi İETT’ye borçluyum diyebilirim. İETT’nin çok bereketli parası var. Bugün burada bulunduğum yer, ailem İETT’ye minnettarız. Böyle büyük bir kurumdan ayrılmak çok zor, İETT’yi çok özleyeceğim. "

 

Başkan Kamil Dizar, İETT`den çeşitli hediyeler ve çiçeklerle uğurlandı.


Kamil Dizar kimdir?

Kamil Dizar, 1952 yılında Kosova’da doğdu. Şişli Motor Meslek Lisesi’nin ardından YTÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümünü bitirdi. 1973 yılında İETT’de işçi-futbolcu olarak işe başladı. Daha sonra şef, müdür, başkan yardımcısı ve başkanlık görevlerinde bulundu. 1968-1980 arasında Galatasaray Spor Kulübü altyapısı ve İETT Spor Kulübünde futbol oynadı. 1983-1990 yılları arasında İETT’de futbol ve voleybol takımlarının şube kaptanlığını yapan Dizar, çalışma yaşamı boyunca spordan hiç kopmadı. 2004 yılından bu yana İETT’de taşıtlar daire başkanı olarak görev yapan, evli ve iki çocuk babası Kamil Dizar, emeklilikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyespor’da futbol sorumlusu ve genel müdür olarak görev yapacak.

 

 

NOT:  Kamil Dizar’ın  İETT’de sergilediği beyefendi tavırlarının spor ahlakına yerleşmesi noktasında çok katkılar yapacağına inanıyoruz ve kendisine başarılar diliyoruz.    İETT İletişim Ekibi.  

 

Bu haber 4813 kez okundu