import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

İSTANBUL-İETT’nin Bahçeşehir Üniversitesi ile ortaklaşa düzenlediği Akyolbil panelinde her yönüyle akıllı ulaşım sistemleri konuşuldu. Uluslar arası uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen panelde İETT’nin hayal projesi Akyolbil’in Avrupa’daki benzer uygulamaları Paris, Londra, Tokyo ve Zaragoza örnekleriyle anlatıldı.     

 

İETT Genel Müdürlüğü`nün Bahçeşehir Üniversitesi ile ortaklaşa düzenlediği ‘Toplu Ulaşımda Akıllı Sistemler ve Uygulamaları: Akyolbil Sistemi’ başlıklı panel Beşiktaş’ta, üniversitenin Fazıl Say Sahnesi’nde yapıldı. Yurt dışından uzmanlarla birlikte İstanbul’dan akademisyenler ve uygulayıcıların katıldığı panel sunumlarla zenginleştirildi. Konular iki oturum halinde ele alınarak katılımcılardan gelen sorular yanıtlandı. Birinci oturumun başkanlığını Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nizamettin Aydın yaparken ikinci oturumu İETT Strateji Geliştirme Daire Başkanı Mustafa Coşkun yönetti. Öğle saatlerinde başlayan panelin sonunda katılımcılar plaketle ödüllendirilirken kapanış kokteylle yapıldı. Panelde sunulan tebliğler ve konuşma metinleri önümüzdeki aylarda kitap haline getirilecek.

 

 

 

Genel Müdür Öztürk: ‘İETT İstanbul’un can damarıdır’

Törenin açılış konuşmasını yapan İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, İETT denince İstanbul’un bir ilçesi, semti ya da bölgesinin değil tüm şehrin anlatıldığını, çünkü kurumun İstanbul’un can damarını oluşturduğunu söyledi. İstanbullular’ın gün içerisinde en çok İETT otobüslerini kullandıklarını belirten Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: ‘İstanbul’da hayat baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Teknoloji de aynı şekilde. Her mekanizma gibi ulaşımın da hayata hızla ayak uydurması gerekiyor. İşte Metrobus bu çerçevede hayata geçirildi ve kısa sürede benimsendi. İstanbul’da pek çok ilk’in mimarı olan İETT, Metrobus hattındaki hibrit motorlu araçlar sayesinde Türkiye’yi yine bir ilk’le tanıştırdı. Aynı şekilde Akyolbil projesi de bu doğrultuda ilerliyor. 1997 yılından bu yana Bilgi İşlem Dairemizle birlikte Büyükşehir Belediyemizin iştiraki olan Belbim projesinin üzerinde son düzeltmeleri yapıyor. Şu anda pilot uygulamaları yapılan sistem tamamen hayata geçtiğinde İETT ve Özel Halk Otobüsleri toplamda 5 bin araç trafikte takip edilecek, elde edilen gerçek zamanlı bilgiler anında yolcuya bildirilerek durakta beklemelere son verilecek.` Genel Müdür Öztürk, konuşmasının sonunda bu önemli projeye emeği geçen tüm çalışanları kutlayarak teşekkür etti.

 

  

 

Panelin organizasyonununda görev alarak ikinci otorumu yöneten İETT Strateji Daire Başkanı Mustafa Coşkun da Avrupa Birliği’nin 2008 yılında ‘Çevre Dostu Ulaşım Bildirgesi’ `ni yayınladığını belirttti. Coşkun, İstanbul’da toplu ulaşımın baş aktörü konumundaki İETT’nin bu gelişmelere uzak kalamayacağı gerçeğinden hareketle Akyolbil projesini hayata geçirdiğini ve şu anda Kağıthane garajında kurulan `Komuta Kontrol Merkezi`nde yürütülen çalışmalarda pilot uygulamaların tamamlandığnı söyledi. 

 

   

 

Prof. Ilıcalı: ‘İETT’nin başarılı çalışmaları Türkiye’ye örnek olacak’

Toplantıda daha sonra söz alan Bahçeşhir Üniversitesi Ulaştırma Araştırma Merkezi (UYGAR) Direktörü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı Metrobusun başarısına değindi. Prof. Ilıcalı, ‘1979 yılından bu yana ulaştırma asistanıyım. Şimdi de üniversitede hocayım. Hep yazarız, söyleriz toplu ulaşım sistemlerini geliştirmek lazım diye. İşte İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İETT Metrobusle tam da bunu yaparak olayı somut hale getirdi. Bu kadar kısa sürede, bu kadar düşük maliyetle bu sistemi kurmak büyük bir başarı. Sistem Amerika’dan ödül aldı. Gelip sistemi inceleyen yabancı uzmanlar bunun çok özgün bir proje olduğunu söylüyor. Demek ki bu doğru bir proje, bunu yaygınlaştırmak lazım. Şimdi de akıllı sistemlerle ulaşım ve entegrasyon destekleniyor. İETT’nin yaptığı başarılı çalışmalar Türkiyemiz’in diğer illerine örnek olacak.’ dedi. 

 

 

 

Prof. Arıboğan: ‘İstanbul’da ulaşımla ilgili çalışmaların üç gün anlatılsa bitmeyeceğini anladım’

Panelin ev sahibi Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ‘İstanbul’da ulaşım sorunu niye çözülmüyor diye düşünüyoruz ve kimse bununla ilgilenmiyor gibi geliyor insana’ diyerek başladığı konuşmasına şöyle devam etti: ‘Çok yakın bir zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın bir konuşmasını dinledim. Başkan, yaklaşık üç saat süreyle İstanbul’da ulaşım konusunda ne tür projeler yapıldığını anlattı. İstanbul’la ilgili çok fazla proje düşünüldüğünü, çok fazla emek verildiğini, üç saat değil üç gün sürse yine de bitmeyeceğini anladım. Ulaşımda sağlanabilecek rahatlık aslında hayattan kazanacağımız zamandır. Bu sadece benzin sarfiyatı değil, insan enerjisinin sarfiyatından söz ediyorum. Son zamanlarda çok ciddi projeler hayata geçirildi. İnsanlarımız kolay ikna olmuyor. Metrobus projesinin önümüzdeki zamanlarda çok daha etkin hale geleceğini düşünüyorum. Kendimi bu açıdan çok daha güvende hissediyorum.’

 

Özetle kim ne dedi?  

  

 

Doç. Dr. Ahmet AKBAŞ (Marmara/ Bahçeşehir Üniversitesi)

‘Akıllı sistemin en önemli özelliği gerçek zamanlı ölçüm yapabilmesidir’

Karayolu ulaşımında giderek artan sorunlar akıllı sistemlere yönelimi sağladı. Bu sistemin en önemli özelliği gerçek zamanlı ölçüm yapabilmesidir. Bilgisayar teknolojisinden yararlanarak bilgileri anında değerlendirip amaca göre uygun çıkışlar yapabilirsiniz. Buna haberleşme imkanları da eklenince bir merkeze yönlendirebilirsiniz. Bu çözümler de bize etkin ve güvenli bir ulaşım sağlama noktasında yardımcı olur. Aynı zamanda ileriye dönük sorunların çözümünde potansiyel fırsatlar oluşturur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çözümlerinin özellikle ana arterlerdeki trafiğin ve alt yapının izlenmesi konusunda oldukça ilerlediğini söyleyebiliriz. İETT’nin Akyolbil projesi de bu hizmetleri büyük oranda destekleyecek. Toplu taşımayla ilgili en önemli akıllı sistem filo takibidir. Filoda bulunan bütün taşıtlar bu sistemde bir merkezden takip edilir. Haberleşme alt yapısıyla taşıtlardan gelen gerçek zamanlı veriler işlenir. Sistem kullanıcıları ve yöneticiler bu sistemden bilgilendirilir. Küresel uydu yer belirleme sistemiyle entegrasyon sağlanabilir, acil durum uyarı ve alarmları yapılabilir. Kapalı devre kamera sistemiyle araç içi güvenlik artırılabilir.

 

Jarl P. ELIASSEN (UITP  ITS Direktörü-Norveç)

‘Bu kadar yatırıma değer mi derseniz, iyi bir soru derim’

Bizim üç rakamlı (177) bir çağrı merkezimiz var. Özel bir numara. Bulunduğunuz yeri giriyorsunuz. Karşınıza bir ekran geliyor. Burada bulunan ikonlardan gerçek zamanlı tahminlere ulaşıyorsunuz. Ayrıca evden durağa nasıl gideceğinizi soruyorsunuz, ne kadar yürüyeceğinizi, aktarma sistemlerini veya bisiklet yollarını görebiliyorsunuz. Bir de SMS tabanlı bir sistemimiz var. Kısa mesaj atıyorsunuz, size cevap geliyor. Bunlara ek olarak bir de internet ve wap tabanlı hizmetimiz var. Biz bunları kullanıcıların talepleriyle geliştirdik. Bizdeki gerçek zamanlı ulaşım sistemi bütün ulaşım modlarını (metro, tramvay, otobüs) kapsıyor. Bu sistemler ciddi yatırım gerekiyor. Bu kadar yatırıma değer mi derseniz,  iyi bir soru derim. Biz bin 200 kişinin katıldığı bir anket yaptık. Katılımcıların yüzde 17’si bu sistem olmadan toplu taşımayı kullanmayacağını söyledi. Konu basının da sevgilisi oldu. Duraklarımızda pille çalışan tabelalar var. İnsanlar kağıtlara ya da çizelgelere bakmak istemiyor. Bu tabelalar elektrik hattı olmadan da çalışabiliyor ve bu piller 3 yıl süreyle dayanıyor. Bu da normalden yüzde 10 daha düşük maliyet getiriyor. UITP 7-11 Haziran 2009 tarihleri arasında Viyana’da kongre gerçekleştiriyor. Hepinizi davet ediyorum.

 

Doç. Dr. Murat ERGÜN (İstanbul Teknik Üniversitesi)

‘Dünyada kar eden toplu taşıma sistemi yoktur’

Akıllı ulaşım sistemlerinde esas amacımız kent içindeki hareketliliği artırmaktır. Hareketlilik, kişi başına düşen yolculuk sayısını ifade eder. Bu gelişmişlikle orantılıdır. Hareketlilik ne kadar yüksekse o kadar gelişmiş ülke sıralamasına yükseliyorsunuz. İstanbul’da hareketlilik 1.1 civarında, bu oran gelişmiş ülkelerde 3 civarındadır. Yani şehir nüfusunun üç katı demektir. Akıllı ulaşım sistemine tüm ulaşım modlarının dahil edilerek tek elden yönetiminin sağlanması lazım. Yani otobüsle birlikte metro, tramvay, cadde tramvayı, deniz ulaşımı… Nedir önlemeye çalıştığımız? Gecikmeler bizim için çok önemli. Hem kullanıcı hem işletmeci açısından söylüyoruz. Eğer akıllı ulaşım sistemlerine geçebilirsek deniz yolu ve tren de dahil bütün sistemlerle entegrasyonu sağlama şansımız olacak. Bu sistemde sadece araçların değil, durakların ve biletlerin de akıllı olması lazım. Araç ne zaman durağa gelecek bilmeliyiz. Günümüzde zaman çok değerli. Trafik sıkıştığı zaman araçlar bekliyor. Metrobus iyi bir çözüm ama şu seviyede yeterli olacağını sanmıyorum. Daha başka sistemlere geçmemiz gerekir, uzun vadede. Akıllı sistemler sayesinde kavşaklarda toplu taşıma araçlarına geçiş önceliği tanıyoruz. Böylece bu araçlar daha çok tercih ediliyor, trafik sıkışıklığı önleniyor. Bu da yolculuk sürelerinde kazanç sağlıyor. Aynı şekilde işletmecilik açısından da maliyetleri azaltıyor. Dünyada kar eden toplu taşıma sistemi yoktur ya da çok azdır. Toplu taşıma sistemi halka hizmet içindir ama işletmenin ömrünü sürdürmesi için yapması gereken çalışmalar vardır. Basit bir hesap yapacağız. İstanbul’da seyahat süresinin günlük 5 dakika kısaldığını var sayarsak sadece yolcu açısından yıllık 100 milyon dolarlık bir kazanç sağlanıyor.

 

Yrd. Doç. Dr. Tufan DEMİREL (Yıldız Teknik Üniversitesi)

‘Akıllı trafik yönetim sistemleri zeki asistan rolünü üstlenebilir’

Büyük dünya kentlerini incelediğimizde en önemli sorunlarının trafik olduğunu görüyoruz. Trafik yönetimi kavramı sadece kent içini değil aynı zamanda şehirlerarası yolların yönetim ve denetimini de kapsamaktadır. Eğer trafik akıllı sistemlerle donatılmazsa sorunları aşamayız. Akıllı trafik yönetim sistemleri insan operatörlerin yerini alamazlar belki ama zeki asistan rolünü üstlenebilirler. Yapay zeka, 1950 yılında ortaya atılmış, bilim çevresinde kabul görmüş bir fikir. Bazı sınırlı alanlarda insan düşüncesinin temel karakteristiklerinden olan anlama, problem çözme, sonuçlandırma, konuşma dilini anlayan veya örnekleyen bilgisayar tabanlı sistemlerin geliştirilmesine dayalı disiplinler arası bir bilim olarak ifade edebiliriz.

Karınca algoritmasından bir örnek vermek istiyorum. Farklı bilim adamlarının araştırmalarına göre karıncalar çıkış noktasından hedeflerine hemen her zaman en kısa yoldan gidiyorlar. Eğer önlerine bir engel çıkarsa koloni iki parçaya ayrılarak engeli aşıyor, daha sonra yeniden birleşiyor. Karıncalar kendilerinde var olan bir koku maddesini geçtikleri yola bırakıyor. Arkadan gelen karıncalar bu kokuyu takip ederek yola devam ediyorlar. Biz bunu bilimsel olarak araç navigasyon yönteminde kullanabiliyoruz.

 

 

 

Necip ERTAŞ (İBB Trafik Müdürü)

‘Akıllı ulaşım sistemleri dünya metropolleri için son derece önemlidir’

Dünyanın en büyük metropollerinde ortak bir sorun var ki o da trafikte artan araç sayısıdır. İstanbul’da akıllı ulaşım sistemlerini nerelerde uyguluyoruz? Sinyalizasyon sistemlerinde, trafik kameraları, değişken mesaj ve trafik işaret panoları, elektronik denetleme sistemleri (EDS), otomatik hava tahmin sistemleri. Büyükşehir Belediyemiz bünyesinde kurulan Trafik Kontrol Merkezi 7/24 saat sürekli izleme yaparak devamlı veri aktarıyor. Buraya radarlardan, kameralardan, kontrol ekiplerinden ve çağrı merkezlerinden sürekli veri akıyor. Ayrıca görevlileri uyaran otomatik sistemler mevcut. Teknoloji tamamen bize ait. Günde ortalama 10 televizyon ve 32 radyo kanalıyla hava ve yol durumunu bildirmek amacıyla 75 canlı bağlantı kuruluyor. 7/24 saat esaslı anlık trafik ölçümü gerçekleştiriliyor, 412 kameradan kent takip ediliyor. Erişilebilir Yaya Sistemi (EYS) ile özürlülerin kavşaklarda karşılaştığı sorunlar takip edilerek sesli ikaz sistemine geçildi. Daha sonra bunun kavşaklarda sadece onlara değil herkese maksimum düzeyde güvenlik sağladığı görüldü. Trafikle ilgili birçok bilgiyi web yoluyla edinebileceğiniz gibi cepte de görebilirsiniz. Ben şuradayım, şuraya gitmek istiyorum deyince en kısa yoldan mı, en kısa zamanda mı diye soruyor. Şu anda İstanbul’da 400 bin kişi cep trafik uygulamasına kendi cep telefonuna indirmiş durumda. Günde 50 bin kişi de, yoğunluğu webden sorguladıktan sonra çıkıyor yola.  İstanbul’da trafikte ortalama 1.7 milyon araç dolaşıyor. Biz bunların sadece 50 bininin seyahatini 15 dakika kısaltabilirsek 280 ton daha az karbondioksit havaya salındığı gibi 280 bin lira da maliyetten kazanmış olacağız. 

 

Ahmet KAZOKOĞLU (Belbim AŞ Genel Müdürü)

‘Amiral gemimiz Akbil, Avrupa’da ilk üçte yer alıyor’

Yazılım ve donanım üzerine ihtisaslaşmış bir şirketiz. 1994 yılından bu yana Akbil’le başlayarak ağırlığımız elektronik ücret toplama sistemleri ve onunla alakalı geçiş kontrol otomasyon sistemlerini Türk imkanlarıyla, kendi mühendislerimizle gerçekleştiriyoruz. Amiral gemimiz Akbil, içindeki pilin ömrüyle orantılı olarak dünyanın birim dokunuş bazında en ucuz sistemi. Ancak ekonomik ömrünü tamamlaması dolayısıyla yeni teknolojiye geçerek çok fonksiyonlu İstanbulkart’ı devreye alıyoruz. Kartın arkasında yer alan İstanbul resimleri her 250 binlik destede bir değişecek. Böylece bir kart koleksiyonu da oluşacak. Bir de tek biletin yerine turnikeli sistemde kullanılmak üzere geliştirdiğimiz elektronik jeton var. Şu anda İstanbul’da 96 tane yeni otomatımız var. Akbil dolduracak, İstanbulkart’ın boşunu satacak ve tekrar dolduracak, beşiBiryerde ve bulunduğu yere göre o kurumun jetonunu satacak, para üstü verecek. Eski geçiş cihazlarını (validatör) yenileriyle değiştirdik. Şu anda İETT otobüslerinin tamamında yeni cihazlar var. Ayrıca bin 100 otobüste, üzerinde fonksiyon tuşları bulunan araç bilgisayarı var. Şu anda 20 tane akıllı durağımız var, deneme amaçlı.

 

Dr. Abdullah TÜRKOĞLU (İETT Bilgi İşlem/ Proje Sorumlusu)

‘Akyolbil bir entegrasyon projesidir’

Öncelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı birimlerle ortaklaşa yürütülecek bir entegrasyon projesi olan Akyolbil’in doğma sebebini incelemek istiyoruz. Geleneksel kamu toplu taşımacılığında planlama yapılır, ardından araçlar servise verilir. Ancak bu saatten sonra işletmecinin araçla irtibatı kesilir. Gün içerisinde sistemin sağlıklı işleyebilmesi için sahada çalışan elemanlarla işlemleri kayıt altına alınır. Bu veriler gün sonunda toplanır ve verilerden raporlar üretilir. İETT’nin bu süreçleri etkin yönetmek için cevap aradığı bazı sorular var: "Şu anda otobüslerim nerede, seyrüseferde canlı olarak müdahale edebilir miyim? Diğer taraftan yolcularımız durakta ne kadar bekleyecekler? Yolcunun tek biletle tüm ulaşım ihtiyaçlarını sağlaması mümkün olacak mı?" Bu sorulara şöyle cevap veriyoruz: "Gerçek zamanlı filo izleme, bilgisayar destekli filo yönetimi, yolcu bilgilendirme, elektronik ücretlendirme ve elektronik cüzdan altlığı sağlamayı başarırsak biz sistemimizi efektif bir şekilde yöneteceğiz demektir". Bu cevaplar ekseninde sistem bileşenlerini şöyle kurguladık: İETT bünyesinde kurulan bir komuta kontrol merkezi kurulması, araçların ve durakların akıllandırılması sağlanmalıdır. otobüs ve duraklarda kullanılacak LCD ekranlar sayesinde sesli ve görüntülü ikaz sistemi sağlanmış olacaktır. Bu, özellikle engelli vatandaşlarımızın seyahatlerini kolaylaştıracak. Diğer taraftan yolcularımız duraklara gelmeden de evlerinden, işyerlerinden internet üzerinden, SMSle veya çağrı merkezini arayarak ilgilendikleri duraktan geçecek otobüsler hakkında bilgi sahibi olabilecekler. Akyolbil hangi yenilikleri getirecek? Bir kere İstanbulkart ile elektronik ücretlendirmede tam entegrasyon sağlanacak, İETT’nin şu anda yaklaşık 120 noktada 280 personelle yönettiği saha operasyonları eş zamanlı 60 kişiye indirilecek. Yolcu hareketlerinden gelen veriler doğrultusunda hatlar optimize edilecek. Durakların daha sağlıklı şekilde konumlandırılması sağlanacak. Biz İstanbul’da gezen 5 bin tane sensörüz, yani İstanbulun trafik yönetimine de yolların hız bilgisini sağlayacağız . Hedefimiz 15 Mayıs 2009’da İstanbul’da 750 durakta fiili, 9 bin durakta sanal olarak bu sistem yolcu bilgilendirme kısmıyla yayında olacak.

 

Dr. Alexandre TORDAY (TSS Consulting Direktörü-İspanya)

‘Toplu taşımanın dinamik bir boyutu var’

Toplu taşıma araçlarla yapılır. Eğer metroyla yapmıyorsak, bu otobüstür. Simülasyon bu sistemlerde nasıl yardımcımız olur? Toplu taşımada çok fazla değişiklik olur, çünkü dinamik bir boyutu var. Yolcu durumu, akış, farklı ulaşım sistemleri girer işin içine. Biz burada en önce şunu sormalıyız: En yüksek faydayı, en düşük maliyeti hangisi getirecek? Bu çok önemli. Toplu taşımada kötü bir seçim yaparsanız birkaç günde bütün gazetelere çıkar. Bu nedenle uygulamadan önce bütün faktörleri göz önüne almanız gerekir. Çevresel boyutlar da çok önemli. Çevreyi daha az kirleten sistemleri tercih etmelisiniz. Bu tür bilgilendirmeleri mikro ve makro seviyede, en iyi videolarla yapabilirsiniz. Bunu dünyanın büyük şehirleriyle anlatmak isterim.

Paris: Şehirde bisiklet, yaya, tramvay ve diğer araçlar var. Bu sistemde yetkililer uyguladıkları mevcut sistemde sıraların oluştuğunu söylediler. Biz bir canlandırma yaparak gerçek duruma bakıyoruz.

Tokyo: Şehir, olimpiyat gibi büyük bir organizasyona hazırlanıyor ve insanları alana toplu taşımayla nasıl taşıyacağını planlıyor. Canlandırmalarda araç iletişim sistemleri üzerinde duruyorlar. Yolculara daha iyi hizmet vermek için otobüsler arasında iletişim sağlamayı düşünüyorlar.

Londra: Şehirde mesela bir metro var, bir de yanında stadyum. Metrodan inenler karşıya köprü üzerinden geçiyor. Bu yığılmalara neden oluyor. Toplu taşıma ve trafik analizleri sadece araçları değil, yayaları da göz önünde bulundurmak zorunda. 

Zaragoza: Şehir kuzeyden güneye bir tramvay hattı yapmak istiyor. Öncelikle yolcu analizi yapılıyor. Tramvayın çok fazla yolcu çekecek durumda olduğu tespit ediliyor. Akıllı sistemler üzerinde konuşuyoruz. Sonuçta insan akıllı bir varlık. Duruma göre hareket ediyor.

 

 

Bu haber 8184 kez okundu