import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Bir gazetede Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan’ın “Kamu Yöneticilerimiz, Belediye Başkanlarımız da Almanya’ya, İngiltere’ye giden bir otobüsü almazlarsa, onların aklına şaşarım” sözüne yer vererek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin son otobüs alımları eleştirilmektedir. Bu vesile ile aşağıdaki hususları kamuoyunun dikkatine sunmak isteriz:

 

Söz konusu açıklama; düz mantıkla doğru olarak görünmekle birlikte konunun birçok boyutunu göz ardı etmektedir. Sistemi bilmeden verilen hükümler olduğu değerlendirilmektedir.

 

Öncelikle metrobus hattında Phileas (230 yolcu kapasiteli) ve Capacity (192 yolcu kapasiteli) marka otobüsler, ulaşımı kolaylaştırmak için özel olarak seçilmiştir. Yüksek yolcu kapasiteli bu otobüsler sayesinde günde 715 bin kişi taşınmakta ve metrobus hattı işleyebilmektedir. Yerli üretim Mercedes Citaro otobüsler, 75-90 kişi kapasitelidir. 134 kişi kapasiteli körüklü otobüsler Türkiye`de üretilmemektedir. Eğer sadece 75-90 kişi kapasiteli yerli üretim otobüslerin alınması durumunda hatta 300 otobüs yerine 660 otobüs konması gerekecek, bu durumda da sistem işlemez hale gelecekti. 15 saniye aralıkla sefer yapılan bu hattın; yolcu taşıma kapasitesi, mevcut olanlara göre son derece düşük olan yerli otobüslerle çalışması mümkün değildir.

 

Diğer yandan hatta, mevcut otobüslerin kullanımı hem maliyetleri düşürmekte hem de emisyon azaltımı sağlayarak çevre temizliği konusunda olumlu katkıda bulunmaktadır. Örneğin bugün metrobus sisteminin işlemesi için günde 300 sefer yapan hattın tamamında 900 şoför çalışırken yerli üretim otobüslerin kullanılması durumunda görevdeki şoför sayısı 1980`i bulacaktı. Benzeri şekilde yakıt tüketimi, kişisel eğitim masrafları vb. artacak ve bu maliyet de bilet fiyatlarına yansıyacaktı. Dolayısıyla birçok faktörü göz ardı ederek yapılan değerlendirmeler kamuoyunda yanlış kanaatlerin oluşmasına yol açmaktadır.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, mal ve hizmet alımında yerli üretimi ve firmaları hep desteklemiştir, desteklemeye de devam edecektir. Büyükşehir Belediyesi, yatırımlarıyla doğrudan her yıl ortalama 100 bin kişinin istihdam edilmesini saglayan ve yatırımlarında yerli firmalarla çalışan bir kurumdur. Son beş yılda yapılan ihalelerin yüzde 96,6`sının yerli, yüzde 3,4` ünün yabancı istekliler tarafından alınmış olması bunun en çarpıcı göstergesidir. Belediyemiz bu anlamda, hükümet tarafından yerli üreticiyi desteklemeye yönelik genelgenin yayınlanmasından önce de hizmet ve yatırımlarını büyük oranda yerli firmalarla yapmaktaydı.

 

Bunun son örneği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin Türk mühendisleri tarafından Tuzla ve Haliç tersanelerinde üretilen 12 gemiyle ülke ekonomisine sağladığı 105 milyon dolarlık katkıdır. Yine Büyükşehir Belediyesi, yabancı menşeli vagon parçalarının ülke içinden temininin yanı sıra kendi yüksek tabanlı tramvay araçlarını seri olarak üretme kapasitesine ulaşmıştır. Bu sayede Türkiye, dünyadaki sayılı vagon üreticilerinden biri haline gelmiş bulunmaktadır. Yarı fiyatına mal olan bu tramvay, 1999-2009 yılları arasında 4 milyon 425 bin kişi taşıyıp 300 bin kilometre yol yapmıştır. Bütün bunlar göstermektedir ki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sadece ülke ekonomisine katkı sunmamakla kalmayıp aynı zamanda teknoloji geliştirmede de öncü bir rol üstlenmektedir.

Bu haber 7717 kez okundu