import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Gazeteci ve tiyatro yazarı Recep Bilginer aramızdan ayrıldı.

İSTANBUL-Bir dönem İETT Genel Müdürlüğü’nde Belediye Murakıbı olarak görev yapan gazeteci ve tiyatro yazarı Recep Bilginer, Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

1922 yılında Adana`da doğan Bilginer, Konya Lisesi’nin ardından İstanbul Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. Gazeteciliğe 1944 yılında Vatan Gazetesinde başladı. 1950’de İstanbul Belediye Meclis Üyesi olan Bilginer, 1951-1955 yılları arasında Daimi Meclis Üyeliği, ardından İETT’nin Belediye Murakıplığı görevlerinde bulundu. Edebiyata şiirle başlayan Bilginer, “Akın” ve “Tasvir” gazeteleriyle “Düşünce” ve “Yeni Çağ” adlı dergileri çıkardı. Daha sonra tarihsel konulu oyunlar yazmaya başlayan Bilginer’in pek çok oyunu İstanbul Şehir Tiyatroları ile Devlet Tiyatroları tarafından sahneye konuldu. Yunus Emre İlme Hizmet Vakfı Ödülü ile Türk Dil Kurumu Oyun Ödülü sahibi olan sanatçının tanınmış eserleri arasında "İsyancılar", "Sarı Naciye", "Yunus Emre", "Mevlana", "Politikada Bir Sarıçizmeli", "Hapisliğim", "İnsan Bir Düşüncedir", "Hapiste Bir Gazeteci", "Zenginler Hükümeti", "Soruların Gündeminde", "Unutulmasınlar Diye" yer alıyor.

Bilginer, son olarak İETT Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan “İlk Durak” belgeseline konuk olmuş ve İETT’de geçen yıllarını anlatmıştı.

Bilginer’den bir anı:

Gazeteciliğe 1944 yılında Vatan`da başlamıştı. Yazısından ötürü hapse girmek de, Belediye Meclisi üyeliği de vardı yaşam serüveninde. "Hapiste Bir Gazeteci" kitabında, İETT`nin Belediye Murakıbı olarak görev yaparken, Sultanahmet Cezaevi`ndeki ilk gece kendisine kötü muamele eden gardiyanın yıllar sonra karşısına aksi ve kaba bir biletçi olarak çıktığını anlatır... Biletçinin "Bilet" sorusuna, Bilginer, "Basın" karşılığını verir. Biletçinin "Görelim" diye seslenmesiyle o sesi ve sahibini hatırlar. Biletçi, Sultanahmet Cezaevi`ndeki gardiyandır. Bilginer, "Soğuk, asık, sinirli yüzün sahibi"nin yaka kartını alır ve İETT`ye gelir. Sekreterine, aldığı yaka numarasını verip, numaranın sahibinin yanına gelmesini söyler. Ertesi gün bürosuna gelen Bilginer`in sekreterinin karşısında, geçmiş zamanın gardiyanı olan biletçi süklüm püklüm oturmaktadır... Bilginer biletçiye kendisini tanıyıp tanımadığını sorar. Biletçi tanımadığını söyler. Bilginer ona, otobüse binen insanlara artık bir mahkûm gibi değil bir müşteri gibi davranmasını tavsiye eder.

Bilginer’in cenazesi, 20 Haziran Pazartesi günü 11.30’da Gazeteciler Cemiyeti önünde yapılan törenden sonra Teşvikiye Camii’nde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlıgı’nda toprağa verildi.

Yapıtlarıyla ölümsüzleşen Bilginer’e İETT ailesi olarak Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Yazı ve Fotoğraf : Filiz ACAR, Yakup Ali TURAN

Bu haber 1578 kez okundu