import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Türkiye’de elektrik hayatımıza nasıl girdi? İETT’nin, ‘E’sinin tarihi, arşivin tozlu sayfalarından gün ışığına çıktı. İETT Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Prof. Dr. Ufuk Gülsoy’un üç yıllık araştırma sonunda yazdığı kitap, hem İstanbul’un hem Türkiye’de elektriğin tarihini belgesel tadında okuyucuya aktarıyor.


 
İstanbul’da elektriğin tarihi aslında Türkiye’de elektriğin tarihidir. 145 yıllık geçmişinde ulaşımın olduğu gibi, havagazı ve elektrik üretim, dağıtımının da ilk işletmecisi olan İETT (İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü), adında hala yer alan ‘E’nin Osmanlı’dan başlayıp Cumhuriyet ile süren hikâyesini kitaplaştırdı. Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Prof. Dr. Ufuk Gülsoy’un arşivlerde üç yıl süren araştırması gösteriyor ki, dünyaya hükmeden imparatorluğun başkentindeki aydınlanma süreci, dünyadaki gelişmelere uygun bir seyir izliyor. İkinci endüstri devrimini tetikleyen elektrik enerjisiyle ilgili keşifler, İstanbul’un elektriğe uzanan yolculuğunda önemli dönemeçleri oluşturuyor.

II. Abdülhamid elektrikli sandal getirtti
Türkiye’de elektriğin 138 yıllık hikâyesine ayna tutan kitap, az bilinen detayları aydınlatıyor, elektriğin tarihini bir belgesel gibi anlatıyor. İstanbul’da ışığa ispermeçet mumuyla, yağ kandilleriyle kavuşulduğu günlerde geceleri sokaklarda fenersiz gezmenin yasak olduğunu biliyor muydunuz? Yasağa uymayanların hapse girdiği veya hamamlara atılarak sabaha kadar külhanları yakmaya mecbur tutulduğu 1800’lerin ilk yarısı, Tanzimat Fermanı sonrası memurların ve saray görevlilerinin evlerinin önüne kandil asmakla görevlendirildiği dönem, bunlar kitabın en dikkat çekici bölümlerinden. Havagazıyla önce Dolmabahçe Sarayı’nın aydınlatıldığı, üretim fazlasının Cadde-i Kebir’de (İstiklal Caddesi) kullanıldığı, devletin elektrik konusunda eğitim almaları için Avrupa’ya öğrenci gönderdiği, Tersane-i Amire’nin kurulduğu yıllar… Elektrikle yakından ilgilenen II. Abdülhamid’in Avrupa’ya elektrikli araba ve elektrikli sandal sipariş ettiğini, sarayda elektrikli fotoğraf makinesi, elektrikli şamdan kullandığını Prof. Dr. Engin ve Prof. Dr. Gülsoy’un satırlarından öğrenmek mümkün. Devletin halkla ilişkiler faaliyetlerini okuyucusuna aktaran kitapta, elektriğin halka tanıtımında basının nasıl kullanıldığı dönemin gazetelerinden Takvim-i Vekayi ve Servet-i Fünun’dan sayfalarla anlatılıyor. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesi Dersaadet Tramvay Şirketi’nin nasıl elektrikli tramvay hizmete vermeye başladığı, abonelerle yapılan ilk sözleşmeler, savaştan sonra başlayan işgal yılları, milli mücadele dönemi, Cumhuriyet’in ilanı, Cumhuriyet hükümetinin talep ve hassasiyetleri, İstanbul’un elektrikle başlayan sosyo-ekonomik değişimini belgeleriyle ortaya koyuyor.

Türkiye’de alanında ilk özgün araştırma niteliğini taşıyan kitap, bugün İstanbul’u elektrikli otobüslerle tanıştırmaya hazırlanan İETT’nin vizyonu ve misyonunun canlı tarihi niteliğini taşıyor. 
 

Bu haber 1169 kez okundu