import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Ramazan ayı dolayısıyla Tünel’in Karaköy İstasyonunda ‘’Ramazan Mahyaları’’ konulu fotoğraf sergisi açıldı. Sergi Ramazan ayı boyunca gezilebilecek.

Dört yüz yıldır süregelen bir gelenek olan “Ramazan Mahyaları”, fotoğraf sergisi Karaköy- Tünel’de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin açılışını İETT Genel Müdürü Arif Emecen ile Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı yaptı. Ayrıca açılışa İETT yönetimi ve vatandaşlar da katıldı.

Serginin açılışında konuşan İETT Genel Müdürü Arif Emecen, Tuzla Belediye Başkanın katkılarıyla bu sergiyi açtıklarını belirterek, “Umarım geçmişten geleceğe bir köprü oluşturabiliriz. Her ne kadar eskisi gibi artık mahyalar olmasa da bu geleneği yaşatmalıyız.” dedi.

‘’Ramazan Mahyaları’’ konulu fotoğraf sergisi Ramazan ayı boyunca Tünel’in Karaköy İstasyonunda ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Açılış, canlı kudüm ve ney dinletisi ile sona erdi.

Asırlık Gelenek: Mahyacılık
Asırlardır yaşayan bir gelenek olan mahyalar, özellikle Osmanlı döneminde Ramazan coşkusunun, rahmete şükrün bir ifadesi olarak çok önemsenirdi.

Mahya kurmak, bir caminin iki minaresi arasına gerilen bir halattan küçük lambalar sarkıtarak gece karanlığında okunabilen sözcükler yazmak, tasvirler yapmaktır. Bu geleneğin amacı, Allah’a şükür yanında, insanları iyiliğe yöneltmek, sevaplara teşvik etmek ve çocuklara Ramazan ayını sevdirmektir.

Mahyacılık sanatı, günümüzde teknikleri ve uygulamaları farklılaşsa da devam etmektedir. Çünkü artık yağlarla yakılan kandiller yerine elektrik lambaları kullanılmaktadır. Eskiden mahyalarda sadece sözler değil hünkar kayığı, savaş topu, kız kulesi ve köprü gibi şekiller de ipler arasında yakılan kandillerle resmedilirdi. Şerefelerden yanlara doğru açılan iplerdeki kandillerden minarelerin renkli kaftanları gökyüzünü ve şehri aydınlatır; büyük küçük herkesi başka âlemlere taşıyan mahya seyirleri saatler sürerdi. Ancak görülen o ki mahyalar camilerin kalem misali minareleri arasına dizilen inciler olarak daha uzun zaman dünün şehirlerine olduğu gibi bugünün kentlerine tebessümü öğreteceklerdir.

Bu haber 1182 kez okundu