import_export time pin-drop map info close plus new-window texture engelsiz klima wifi usb bisiklet ring-hat ekspres-hat tek-bilet cift-bilet metrobus vapur tren metro havalimani hastane hastane tarife hattipi arrow-line-up arrow-line-down arrow-line-left arrow-line-right arrow-left arrow-right arrow-dropdown home navigation menu-location menu-map menu-card menu-stars menu-more search facebook twitter instagram youtube vine linkedin rss delete playlist_add loop list

Sayın Başbakanım,

 

TBMM’nin Başkan vekilim

 

 Sayın Valim

 

Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanım,

 

 

İETT’nin entelektüel kimliğinin ilk tanıkları, İETT’ye emek vermiş genel müdürlerim, 

 

Çok kıymetli davetliler,

 

Sevgili gazeteci dostlarımız,

 

Güzel ülkemizin güzel insanları

 

Gecemize Hoşgeldiniz. Bizlerle birlikte olmanızda büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

 

İETT’nin tarihi biraz da Türkiye’nin, İstanbul’un ulaşım tarihidir aslında.  Önce Haydarpaşa- Fenerbahçe Demiryolu ardından 1873 yılında Haydarpaşa- İzmit ve Sirkeci- Edirne Demiryollarının seferlere başlamasıyla başlar ulaşımda ki köklü başlangıçlar.

 

Her şey 1869 yılının 3 Eylül’ünde başladı. Tophane’de şiddetli yağmura rağmen büyük bir kalabalık toplanmıştı. İstanbul tarihinde yeni bir devir açan “Atlı Tramvay”ların sefere başlaması büyük olay olmuştu o gün. Sonra elektrikli tramvaylar geçti İstanbul’dan.

 

 

Dünyanın 3. İstanbul’un ilk metrosu Londra ve Newyork’tan sonra Karaköy yani Galata ile Beyoğlu o zaman ki adıyla Pera semtlerini bağladı. 573 metre uzunluktaki bu metroları daha sonra neden uzatmadık bilinmez ama dünyanın en kısa metrosuna sahip olmanın üstelik dünyanın ilk metrolarından birini inşa ettirmenin sonraki zihniyet değişikliği ile duraksamaya uğratılmasının anlamını sizlere bırakıyorum.  Benim İstanbul’umun Moskova’dan, Newyork, Londra, Sidney, Münih’den farkı olmamalı. Hatta İstanbul, İstanbul’dur, farklıdır, 3 medeniyete başkentlik yapmış, anlatılması zor, dinlemesi kolay şehirdir. Dünya şehirlerinden fazlalıkları vardır. Bırakın noksanlıkları Türkiye’nin vizyonudur, misyonudur, vitrinidir, sürükleyici lokomotiftir. İşte 134 yıllık İETT olarak  tüm kararlılığımız  bu sorunun çözümü üzerinedir.

 

Sizlerin zamanını  teknik ayrıntılarla  almayacağım. Konu ulaşım olursa saatlerce konuşmak, çözüm yollarını ve uygulamaları anlatmak gerekir. Oysa bu gecenin amacı da bu değil. İETT’nin o kucak açmış, aş olmuş, nafaka olmuş geçmişinde iz bırakanları tanıyacağız bu gece.

 

Mutluyuz...

Çünkü bu kurum bağrından Başbakanlar çıkarmış...

 

Mutluyuz...

Bu kurum Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin başkanlarını yuva olmuş...

 

Mutluyuz...

 

Dünyaca ünlü yazarlar burada istihdam edilmiş geçmiş zamanda.

Entelektüel kimliklere kucak açmış başlangıçta.

Hep üretmiş, dünyanın en büyük hazinesi olan beyinlere oksijen sağlamış 134 yıl.

 

İETT’den emekli olmuş, geçmiş dönemlerde üst düzey görevler yapmış insanlarla konuşuyorum. “İETT’Lİ OLMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUM”diyorlar. Bu kurum hiç çalışanını üzmemiş, aileleri yoklukla baş başa bırakmamış vefalı bir kurum. O vefalı olunca İstanbul Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’de vefalı davranmış İETT’ye karşı.

 

Sayın Başbakanım,

 

İETT’li olmanız, o dönemde kazandığınız kupalar Genel Müdürlük girişini süsler hala. Orada bulunan bir fotoğraf çok dikkatimi çekmiştir. Bir şampiyonluk  ardından antrenör      omuzlara almış  tur atıyorsunuz. İşte o hocamız  Mehmet Ali Gürses hocamda burada. Biz ulaşım ve çalışanlarına göstermek zorunda olduğumuz duyguyu bu görüntülerle sembolleştiriyoruz. Çalışan, İETT’ye emeği geçen herkesi bundan sonra omuzlarımızda taşımaya kararlıyız. Biz vefalı olmak zorundayız ve bu konuda en büyük referansımızda bağrımızdan çıkıp Türkiye’nin değerlerine güzellikler katan herkesi hatırlamaya kararlıyız. İETT’yi tarih olmaktan kurtaran, İstanbul Ulaşım İdaresi Kanun Taslağı’na atıfta bulunarak  “İETT’yi yaşatın” talimatınızı biz hiç unutmayacağız.

 

İETT 1939 yılında kendi kanununa kavuştuktan sonra her 20 yılda finansman kaynaklık eden birimlerini kaybederek 2004’e geldi. Umuyoruz ve diliyoruz ki 2005 İETT’nin tarihi karışma değil İstanbul ulaşımına kaynaklık eden bir kurum olarak doğuşu olacaktır. Bunu istiyor ve arzuluyoruz. İnanmanızı istiyoruz ki İETT bundan sonra da İstanbul’un Türkiye’nin entelektüel tarihine tanıklıklar yapacak insanlar yetiştirmeye devam edecektir. Dün olduğu gibi...

 

Bu akşam mutlu bir gece. İETT tarihinde vefa duygusunun, geçmiş bağlanmanın, geleneklerin anlamlandırıldığı bir gece. Mutluyuz, huzurluyuz. Bunu bizlere yaşatan herkese teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. 

Bu haber 259 kez okundu